Nemesis Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nemesis Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Okudum: Şanslı Köpek Çöpçatanlık Servisi

21 Aralık 2013 Cumartesi
Bu kitapla alakalı diyeceğim ilk şey, eğer benim gibi hayvanları çok seviyorsanız, mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Kitabı okuduğum sürece, kitaptaki her köpeği kendi köpeğimmiş gibi hayal ettim, sevdim, eğlendim, mutlu oldum. Bana göre oldukça eğlenceli bir kitaptı. :)

Okuması çok rahat, kafanızı hiç yormuyor, genelde geceleri yatmadan önce okudum ve yatağa yüzümde gülümseme ile girdim hep! :)

Yaş sınırı olmayan bir kitap bence. Ortaokul (hatta ilkokul bile belki) yaşlarından itibaren okunabilir. +18 e girecek hiç bir öğe, betimleme vs. içermiyor. Ebeveynler çocuklarına içleri rahat bir şekilde hediye edebilirler. :))

Kiler marketlerden çok uygun fiyatla da edinebilirsiniz. :)

Konudan bahsetmek yerine, sadece arka kapakta yazanları vermekle yetineceğim, zaten orada yeteri kadar anlatılmış:

Şanslı Köpek Çöpçatanlık Servisi

Bir aşk hikayesinde çoğunlukla iki tarafın olması beklenir. Ancak bu hikaye üç taraflı.

Durun, hemen aklınıza yasak bir aşk ya da ihanet gelmesin. Buradaki üçüncü taraf başka bir insan değil; köpekler.

Lara insanların içlerindeki boşluğu doldurabilecek en önemli duygulardan birinin hayvan sevgisi olduğuna inanmaktadır; özellikle de köpek sevgisi. Arkadaşıyla birlikte kurduğu küçük topluluk, insanlarla köpeklerle eşleştirmekte, böylece yardıma muhtaç köpeklere kalıcı yuvalar bulurken, insanlara da sadık bir dost kazandırmaktadır.

Lara'nın evinde her zaman yardıma ihtiyacı olan bir köpek için daha yer vardır.

Bir köpek daha... Bir tane daha...

Fakat bir gün, erkek arkadaşı Evan, onu ve köpeklerini artık istemediğini söyler. Evi köpekleriyle birlikte terk etmek zorunda kalan Lara'yı, zor günler ve önemli bir seçim beklemektedir.

Sevgiyle kalın.

İmago

6 Mart 2013 Çarşamba

Daha önce aynı yazara ait "Lucian" isimli kitabını okumuş ve burada ondan bahsetmiştim. Lucian okuduğum en iyi kitapların arasındaydı, ama İmago ona yetişemedi. Sanırım içinde aşk teması olan kitaplar daha önceliğimde oluyor artık. Bilemedim şimdi. :)

İmago'dan bahsetmek gerekirse en başta değişik adından da anlaşılabileceği gibi fantastik bir kitap ve söylemem gerekirse içinde aşk teması yok. Ama kitabı okuduğum süre boyunca, ağladığım yer de oldu,(tabi bu benim önem verdiğim şeylerle ve o anki ruh halimle alakalı bir durum) tüylerimin diken diken olduğu yerde, meraktan çatladığım yerde oldu.

Kitabın kapağındaki resim kesinlikle cuk oturmuş demek istiyorum ayrıca. Tek diyebileceğim kitabın resmine bakıp aa bu biraz korkunç bir hikaye falan mı yaa diye düşünenler olabilir, ama hiç alakası yok. Ordaki kuş simgesi de, rengi de aslında bambaşka şeyleri ifade ediyor ve çok da güzel bir benzetim olmuş bence.

Biraz çocuk kitabı yalnız. Esas kızımız da 12.5 yaşında olunca, bu durum ondan kaynaklanıyor sanki. Dolayısıyla, sanki benim yaşımın altında da kaldığından bir Lucian etkisi yaratma ben de.

Bu arada sanırım kitabın bahsettiği konu hafif Narnia günlükleri mi ne (izlemedim, tam olarak bilmiyorum) öyle bir film var, ondan esinlenilmiş olabilir diye düşünüyorum ama eğer bu kitap o filmden önce yazılmışsa ( ki araştırmadım ) bu durumda yazarı kutlamak lazım. Değişik kitaplar yazıyor kendisi.

Son olarak kitabın arka kapağından bahsetmek gerekirse:

"BU BÜYÜLÜ DÜNYAYA ADIM ATMAYA HAZIR MISINIZ?

Günün en sevdiği dakikalarıydı bunlar... Birazdan saatin rakamları tamamen değişecek ve yeni bir güne merhaba diyecekti Wanja...

Fakat beklediği şey olmamış, yeni gün gelmemişti. Zaman durmuştu! Anlam veremediği bu kargaşa içerisinde, kendisinden başka kimsenin göremediği esrarengiz bir davetiye almıştı. Yeni bir dünyaya, İmago'ya davetliydi.

Lucian ile okurların büyük ilgisini kazanan Isabel Abedi, fantastik dünyanın sınırlarını zorlamaya devam ediyor... Siz de onun farklı dünyasına adım atmak istiyorsanız, 'İmago'ya hoş geldiniz...'

Sayfa sayısı: 365
Kitabı satın almak için:
Kitap Yurdu: TIK TIK
D&R: TIK TIK
Ya da bana müracaat edebilirsiniz.

Sevgiyle kalın.

Lucian

30 Ekim 2012 Salı

518 sayfa - yani oldukça kalın aslında.

İlk olarak kapağına baktım, kapağında çok fazla bir resim, yazı vs olmamasına rağmen ben de merak uyandırdı. Direkt aklıma fantastik, meleklerle ilgili bir kitaptır herhalde düşüncesi yerleşti. Sonra arka kapağını okudum, ama bu düşüncemi ne tam olarak destekleyebildim, ne de çürütebildim. İyice merakta kaldım ve satın aldım. :)

Ve şimdi söylemem gereken şey şu ki: Kitaba resmen BAYILDIM! Sanırım okuduğum en iyi 2.kitap benim için. :) Ve iddia ediyorum ki bu kitap tek başına Alacakaranlık serisiyle de, Hush Hush serisiyle de kapışır. Bu benim fikrim tabiki ama bu kadar da net ve kesin bir fikir. :)

Kitabın arka kapağı şu şekilde:

"Bakışları hüzünle doldu ve yüzüne yine o yumuşaklık, kırılganlık geldi. Sanki ince bir buz tabakasının üzerindeydi; sanki aramızda donmuş bir göl vardı ve bir tarafında o, öbür tarafında da ben duruyordum.

Ve birden, onun benim tarafıma, yanıma gelme isteğini hissettim. Ama korkusunu da; o kırılabilecek buz tabakasının çökebileceğine ve onun dibine, ölümcül soğuğa doğru çekilebileceğine dair. Bu çılgıncaydı ama gerçekten onun duygularını hissedebiliyordum. Sadece ne düşündüğü, benim için gizliydi.

Gözleri, bacağımın üzerinde açık duran ellerime takıldı. Sanki cevabı, ellerimin üzerinde arıyormuş gibiydi. "Bilmiyorum." dedi sessizce. "Ben kim olduğumu bilmiyorum.""

Kitap aşk/fantastik/gizem türünde. Ancak fantastik olup olmadığını tüm kitap boyunca çözmeye çalışıyorsunuz. Biliyorsunuz ki ortada tuhaf birşeyler var, ama sonucu ne çıkacak diye meraktan ölüyorsunuz. :) Kitap kendini feci şekilde okutturuyor. Okurken, sanki çok yavaş ilerliyormuş gibi geliyor, ama yine de kendinizi okumaktan alamıyorsunuz. Kitabın sonucunda, hatta bir sonraki bölümde ne olacak diye düşünüp duruyorsunuz.

Ana karakter Rebecca yerine koyuyorsunuz kendinizi. ( Kitabı okuyan eğer dişi bir varlık ise tabi. :)) O üzülünce siz de üzülüyorsunuz, o sevinince, sanki o sevinci de siz yaşıyor gibi oluyorsunuz. İnsanlar laf anlamadığında, olaya müdahele etmek, sizi sinir eden insanları tek tek dövmek istiyorsunuz. :) Olayları siz yaşıyorsunuz sanki. :)

Kitapta ne bir vampir var, ne bir kurt adam var, ne de bir melek var yalnız. :) Ama ortada insan olan bir kız ile fantastik olan bir erkeğin aşkı var. Onların kavuşması-ayrılması, birbirini tanıması var. Fedakarlık var. Arkadaşlık var. Kırılganlık var. Hayat dersleri var. Bu şekliyle de gerçekten çok yönlü bir kitap.

Kitabın sevmediğim tek yanı bölümlerinin uzun olmasıydı. Bir bölüm yaklaşık 20 sayfa falan sürüyordu ve hadi bir bölüm daha okuyayım, öyle yatayım dediğim de bazen oldukça zaman geçiyordu. Belki bölümler daha kısa olsa, daha da mı içine çekerdi, yoksa soğutur muydu bilemiyorum ama şu haliyle bir oturuşta rahat 300 sayfa okuduğumu biliyorum. :)

Kısacası bu tarz kitap sevenlerin mutlaka okuması gerektiğini savunuyorum. Pişman olmayacaklar ve bence çok sevecekler kitabı. :)

Son olarak, her ne kadar sonu devamı gelecekmiş gibi bitmese de, acaba seri mi diye düşündüm ve bir araştırma yaptım. Önce seri olduğunu iddia edenler olmuş ve 3 kitap daha saymışlar. Ancak, onlarda tamamen farklı konular işlenmiş. Dolayısıyla bu kitap sanırım tek başına kalmış. Bir de merak ettim ve acaba filmi çekilmiş mi ya da çekilecek mi diye araştırma yaptım. Ancak henüz bu konuda da bir gelişme olmadığını gördüm. Belki de var ama ben gözden kaçırdım bilemiyorum.

Merak edenler için diğer 3 kitap:

- Whisper
- İsola
- İmago

Işık Prensi

21 Ekim 2012 Pazar
İlk olarak kapağına baktım ve kanatları gördüm ya aha dedim fantastik bir kitap buldum, ben bunu severim. :) Sonra kitabın arkasını okudum ve tamam dedim, ben alıyorum bu kitabı. :))

Arka kapağında konu şu şekilde anlatılmış:

"Sırların sarmaladığı bir adama aşık olabilir misiniz?

Üniversite eğitimi için İstanbul'a gelmiş güzel bir kız, Esin. Karşılaştığı gizemli adam, Emir.

Esin ve Emir beklenmedik bir anda tanışıyorlar. Birbirlerini ilk gördükleri andan itibaren aralarında bir çekim başlıyor ve birbirlerinden uzaklaşamıyorlar. Ancak zamanla, aralarında oluşan bu ilişki, Esin için karmaşık bir hale geliyor. Esin, Emir'de sıradan olmayan bazı özellikler keşfetmeye başlıyor. Esin için Emir'i ve ondaki sırları keşfedeceği gizemli bir yolculuk başlamak üzere..."

Şimdi demem şu ki, bu kitaptan önce malum Alacakaranlık, Hush Hush gibi serileri okumuş biri için vasat kalan bir kitap. Zaten seri olmadığı için de, hemen çat pat hop bitiveriyor kitap. Konu biraz onlar gibi neticede: İnsan olan bir kız, insan olmayan bir erkek, ortada alevlenen bir aşk. Adam hiç yaşlanmayacak, ben buruş buruş olacağım diye düşünen klasik klişe kız repliği...

Kitap okunmayacak kadar kötü değil. Yani kendini okutturur, ama öyle ooo süpermiş ya bayıldım, keşke Esin'in (ana karakter) yerinde olsaydım, ahh ahh dedirtecek, size iç geçirtecek bir kitap da değil. Esas olay kitabın sonlarına doğru gelişiyor zaten ve hemen 2 sayfada da bitiveriyor. İnsanı hiç sürüklemiyor bu durumda. Yani sanki kitabın 3 te 2 si giriş, geri kalan ise gelişme ve sonuç olmuş. Keşke yazar kitabı biraz daha uzatsaydı da okuyucusu daha çok keyif alsaydı.

Kitap, okurken sizi çok sıkmıyor, yani vakit geçirmek için, mesela havuz başında falan, çok fazla kafanızı vermeden okuyabilirsiniz. Ama bana sorarsanız, daha çok böyle orta okula gidenlere hitap edebilecek cinste. Yani ne bileyim, diğer okuduğum kitaplar ve seriler arasında oldukça geride kaldı bu kitap.

P.S : Nemesis Kitap ile de bu kitap sayesinde tanışmış oldum. :))