tim burton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tim burton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Frankenweenie (2012)

9 Mayıs 2013 Perşembe

Yönetmen koltuğunda Tim Burton ismini görünce izlemeden geçemeyeceğim bir film olduğunu anlıyorum artık. Bayılıyorum bu filmlere!

Turkcealtyazi.org sitesinde yer alan özeti :

"Sevgili köpeği Sparky’yi aniden kaybedince, biricik dostunu tekrar hayata döndürmek için bilimden yardım alan Victor, ‘yeni’ Sparky’si gün yüzüne çıkınca, bu buluşunun öteki insanlar üzerindeki etkisini hesaplayamadığını fark eder. Şimdi çevresindeki herkes yeniden hayata dönme ihtimalinin peşinden koşar."

şeklinde verilmiş olan animasyonda ağlamaktan geri kalmadım. Animasyon filminde insan eğlensin, gülsün böyle şeyler bekliyor ama ben oldukça ağladım bu filmde. Komedi tarafları vardı tamam ama dram da vardı. Köpeğin ölüşüne oturdum ağladım da ağladım. O kadar seviyorum ki hayvanları, kendi köpeğim olsa ve bu şekilde ölse aylarca toplayamam belki kendimi de. Eğer siz de benim gibi bu tarz şeylerden etkileniyorsanız bunu göz önüne alarak izlemeniz de fayda var. Ayrıca üzüntüyü geçtim sevinçten de gözyaşı dökebilirsiniz. Hatta benim gibi üzüntü ve sevinç gözyaşlarınız birbirine karışabilir.

Filmi izlemeye başlamadan önce zaten darlanmış durumdaydım, ağladım açıldım biraz. Film her Tim Burton filmi gibi beğendiklerim arasında yerini aldı. Karakterler, detaylar öylesine güzel yapılıyor ki bu filmlerde hayran olmaktan da kendimi alamıyorum.

Tim Burton sevenler bu filmi kesinlikle kaçırmamalı!

Sevgiyle kalın.

Vampir Avcısı: Abraham Lincoln (2012)

4 Mayıs 2013 Cumartesi

Yapımcı koltuğunda şu ismi görür görmez, o filmi izleme isteği oluşuyor bende: "Tim Burton". Eh bir de konu da fantastik olup, vampirler içerdi mi o film kesinlikle en kısa zamanda izlenmelidir benim için! Bu filmi vizyona girdiğinde izlemeyi çok istemiştim. Ancak bir türlü fırsat olmadı ve gidip izleyene kadar vizyondan geçti gitti film. Şimdi düşünüyorum da kim bilir ne güzel olurdu o efektleri kocaman ekranda, acayip gürültülü (!) ortamda izlemek. :) Ne yapalım, artık bununla idare edicez. :))

Vampir filmlerine karşı hep bir ilgim oldu. Bu ilgi zamanla geçer mi bilmiyorum ama geçmemesini de umut ediyorum açıkçası. İzlediğim ve beğendiğim filmler arasında hemen yerini aldı "Vampir Avcısı: Abraham Lincoln". Nasıl almasın ki? Efektler gayet gerçekçi, intikam var, dram var, mücadele var, yine aktı akacak şekilde gözyaşlarım var. (Yahu bir film izlerken kendimi nasıl kaptırıyorsam artık, böyle heyecandan mı sevinçten mi bilmiyorum ama gözlerim doluveriyor, böyle hem gülümsüyor hem de acık daha kassam ağlıycak hale geliyorum. :))


Ufak bir not belirtmek istiyorum. Yanınızda küçük çocuk varken izlemeyin bence. Etkilenme ya da korkma şansları olabilir. Çünkü hani böyle beklemediğiniz anda dat diye ya da horttt diye ortaya çıkan yüzü canavarlaşmış vampir falan var yani. :) Evde oturduğum yerde bir iki defa yerimden sıçradım, sinemada olsa hiç tahmin edemiyorum kendimi. :)) (Çok kaptırıyorum kendimi film izlerken. :( )

Filmin genel özeti şu şekilde:

"Başkan Lincoln'un annesi, doğaüstü bir yaratık tarafından öldürülür. Ve Başkanın artık tek tutkusu annesinin katillerini ve yardımcılarını yakalayıp öldürmektir."

Ancak burada hiç sanmıyorum ki sadece "fiziksel" öldürmeden bahsediliyor; bence film boyunca çok fazla üzerinde durulmuş "kölelik" kavramıyla birlikte "yoz görüşlerin" de öldürülmesi mevcut. Çünkü bir savaşı kazanmak için sadece fiziksel güç yetmez. Bir savaş, fikir ve ideallerle de kazanılabilir. Bu kapsamda film bittikten sonra da insanın fikri şu oluyor: "Vay be ne adammış bu Abraham Lincoln!" :)

Sevgiyle kalın.