can yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
can yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Alex

17 Mart 2013 Pazar

Alex... Yine Barsh ile aldığımız kitaplardan biri. Üzerinden biraz zaman geçti ama okumak için anca zaman ve keyif buldum diyebilirim. Okuduktan sonra ise keşke daha önce başlasaymışım diyorum. Ve bir "vayyyy beee" çekiyorum!

Cidden çok iyi kurguya sahip bir kitap. Gerilim türü deniyor; ben bildiğiniz CSI:NY falan izler gibi hissettim kendimi. Heleki bu tarz dizilere bu derece hayranlık duyarken, elime de böyle bir kitap geçmesi beni resmen sevince boğdu!

Arka kapağında olaylar şöyle anlatılmış:

" Sıradan bir kadın, bir gün sokak ortasında kaçırılır. Ne var ki yalnız kaçıranın değil, kurbanın kimliği de şüphelidir. Tek bilinen, içinde ne ayakta durabildiği ne de uzanabildiği bir kafeste, korkunç şartlar altında hapsedilerek sürekli işkence gördüğü ve isminin Alex olduğudur...

Davayı üstlenmek zorunda kalan Başkomiser Verhoeven, bir yandan geçmişiyle hesaplaşırken bir yandan da bu gizemli kadını celladının elinden kurtarmak için zamanla yarışmak zorunda kalır. Soruşturma ilerledikçe Alex'in karmaşık geçmişiyle yüz yüze gelecek, hiç beklemediği bir sürprizle karşılaşacak ve hayatının en zor kararını vermek zorunda kalacaktır...

Alex, kurban, cellat ve kurtarıcı üçlüsüne getirdiği psikolojik derinlikle, solukları kesen ritmiyle, tüyler ürperten gerçekçi anlatımıyla ve dehşet içinde bırakan sonuyla gerilim tutkunlarını baştan çıkaracak.

İddia ediyoruz, Alex sizi çok şaşırtacak..."

Şaşırttı mı derseniz? Yukarıda yazdığım "vayy bee" kitabın sonu içindi aslında. Yani kısacası evet şaşırdım. :) Kitap başından sonuna kadar merak uyandıracak şekilde ve acaba şimdi nolcakk dedirten bir şekilde yazılmış. Bölümlere ayrılması ve bölümlerin de 3-4 sayfa olması okunabilir olmasını kolaylaştırmış bence. Çok fazla karakter kullanılmamış, bu da karakterleri unutup, olaylardan kopacaksınız endişesi yaratmıyor.

Herkese tavsiye ediyorum.

Kitabı satın almak için:
İlknokta: TIK TIK
Kitap Yurdu: TIK TIK
Ya da bana ulaşabilirsiniz.

Sevgiyle kalın!

Sistem

9 Mart 2013 Cumartesi

Malum bütün gün deney yapmakla geçti saatlerim, deneylerin sonuçları da uzun sürünce ve sürekli olarak takılma var mı yok mu diye kontrol etmek için bilgisayar başında olmanın zorunluluğundan, deney aralarında kitap okudum ben de: Dolayısıyla 1 günde bitmiş oldu kitap!

İlk diyebileceğim: Tüm bilgisayar mühendisleri ve yapay zekaya ilgi duyanlar okumalı bu kitabı. Resmen kitap bizim için yazılmış: Kitabı yapay zeka üzerine doktora yapmış olan Karl Olsberg yazmış. Kesinlikle kendisiyle tanışmak istiyorum şu an. :) O derece sevdim kitabı ama kitap biter bitmez de içimi bir korku kaplamadı değil! Kitaptakiler ya gerçek olursa diye düşünmeye başladım ben de. :) Sanıyorum ki, kitabı okuyan bir çok kişi "adamda ne hayal gücü varmış be!" deyip geçiştirecek bunu ama ben "neden olmasın yaa aslında düşününce çok mantıklı" şeklinde bir fikre sahibim.

Konu ne derseniz, hemen arka kapağındaki yazılanlara dikkat çekmek isterim:

"Adı: Pandora
Türü: Yeni nesil bilgisayar virüsü
Özellikleri: Öğreniyor, büyüyor, öldürüyor

Hissedarlarına yapacağı sunumda, kurucusu olduğu yazılım şirketinin geliştirdiği ve Google'la rekabet edebilecek arama motorunu tanıtan Marc, yarattığı yapay zekanın yalnızca birkaç küçük kusuru olduğunu sanıyordu. Yazılımın hazırlanmasında çalışan iki programcının esrarengiz ölümünden sonra, virüsün dünyadaki internet ağına hızla yayıldığı ve ulaştığı her yerde korkunç bir kaos ve yıkım yarattığı anlaşıldığında, işlemediği iki cinayetin zanlısı olarak aranmaya başlamıştı bile. Eski çalışanı Lisa ile birlikte bu yapay zekanın üstesinden gelip dünyayı kurtaracak bir antivirüs programı yazmak için ölümüne bir savaşa giriştiler. Ama daha hiçbir şey görmemişlerdi...

Bilgisayarlarının, açıp kapadıkları basit makineler olduğunu düşünenler! Düğmeye basmadan önce bir kez daha düşünün!"

Konusu böyle, türü ise gerilim. Çok fazla gerilmedim açıkcası ama oldukça meraklandım. Her bölüm bittiğinde - ki bölümler oldukça kısa ve bağlantılıydı - yeni bölüme hemen başlamalıyım şeklinde hırslandım hatta. Dolayısıyla da 375 sayfa uzunluğundaki kitap çatır çatır bitiverdi bir günde ve kesinlikle arkasında da etki bıraktı. Etkilenmemin sebebi, zaten bu konuya ilgi duyduğum için olabilir. O yüzden tavsiyem bu konu hakkında hiçbir fikriniz yoksa, önce biraz fikir edinin daha sonra alın elinize kitabı.

Kitap için yapabileceğim tek olumsuz şey, çok fazla karakterden bahsedilmiş olmasıydı. Kitabın en başından itibaren karakter isimlerini ve neci olduklarını not aldım, böylece konularda ve bölümler arasında hiçbir kopukluk olmadan tamamladım kitabı.

Bilgisayarcılar, mutlaka okuyun!

Kitabı satın almak için:
Kitap Yurdu: TIK TIK
İlk Nokta: TIK TIK
İdefix: TIK TIK
D&R: TIK TIK
Ya da bana müracaat edebilirsiniz.


Ayrıca kitabı bana alan(!)- birlikte aldığımız- Barsh'a da burdan sevgiler ve teşekkürler!
Sevgiyle kalın.