neden kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
neden kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bu kitap sizi milyoner yapar

3 Şubat 2013 Pazar
Babam merak edip almış, al oku milyoner ol dedi dalga geçmek için bana. :) Ben de bu dönemlerde fazla vakit bulamadığım ve öyle bir hikayeye dalıcak kafa bulamadığımdan, çerez niyetine başladım okudum bu kitabı. Genelde bu tarz kitapları seven bir insan değilim ama adını okuyunca merak ettim. Neymiş ki acaba, ne anlatıyormuş ki diye başladım okumaya kısacası. Sonuç olarak bu kitap beni milyoner yapmadı, açıkcası söylemek gerekirse bana pek bir faydası da dokunmadı. Çünkü benim ilerlemek istediğim alanla ilgili değildi. Yani ben akademik olarak ilerlemek istediğim için bana yol gösterici olmadı. İleride satış işiyle uğraşacak kişilere ise faydalı olabilecek bir kitap diye düşünüyorum.

Arka kapağı şu şekilde:

"Büyümeye istekli olmak ve zirveye yerleşmek, iş alanında yer alan herkesin hedefidir. İster bir banka müdürü, avukat ya da muhasebeci olun; yeni müşteriler ya da müvekkiller kazanmak ve onlarla olan ilişkilerinizi sürdürmek ana sorumluluğunuzdur. Yine de pek çok kişinin "satış" işlerine karşı doğal bir korkusu ya da nefreti vardır.

Yeni bir iş hayatı kazanmak, işini ilerletmek isteyen fakat doğru tecrübe ve eğitime sahip olmayan herkese, ilham verici yollar gösteriyor. Richard Denny, size zorlayıcı ya da saldırgan olmadan nasıl satış yapacağınızı anlatıyor. Ayrıca müşteri kazanmanın ve elde tutmanın tüm önemli yönlerini ele alıyor. Kitabın ilk sayfasından, sonuna kadar; size ilham verip motive ederek, başarılı olmanız için gereken yeteneği ve güveni kazandırıyor.

Richard Denny, birçok eser yazmıştır ve otuzun üzerinde eğitici video yayınlamıştır. Selling to Win, Succeed For Yourself, Motivate To Win, Speak For Yourself, Communicate To Win adlı beş kitabı uluslararası çoksatanlar arasına girmiş; 46 ülkede satılmış ve 26 dile çevrilmiştir."

Benim izlenimlerime ve aldığım önemli notlara gelince:

* Yan ürün satışı önemlidir.
* CRM ile müşteri kaybı engellenmelidir.
* Empati yapmak başarı için mutlaka gereklidir.
* Dengeyi bulmalısınız.
* İkna kabiliyetinizi geliştirmelisiniz.
* Duygusal Zeka önemli bir yer kaplar.
* Zaman yönetimi önemlidir.
* Beden dilini doğru kullanabilmeli ve doğru anlayabilmelisiniz.
* Planlı olmak gerekir.
* Belli bir stratejiniz olmalıdır.
* Müşteri ve satış odaklı olmak önemlidir.
* Asıl gerçekler hata yapılarak öğrenilir.
* Doğru soru sorma becerisi elde etmelisiniz.
* Olumlu düşünün, olumlu olsun.
* İlişkilerinize değer verin.
* Beynimiz bizim en kıymetlimiz...

Aslına bakarsak, çoğumuzun bunları daha önceden de duyduğunu düşünüyorum. Bu konularda bir şeyler öğrenmeye çalışmak ve bu konularda kendini geliştirmek benim için sıkıcı iş. Belki de o yüzden normal iş hayatını istemiyorum, kim bilir.

Satın almak için:
İnsancıl Sahaf --> TIK TIK 
Türk Kitabevi --> TIK TIK 
Nadir Kitap --> TIK TIK 
Ya da bana ulaşabilirsiniz. :)

Sevgiyle Kalın,

İğnenin Ucundaki Hayatlar

26 Ocak 2013 Cumartesi
Kitapta "Oğlunu uyuşturucu batağından kurtarmış bir annenin hikayesi" anlatılıyor. Okurken bir çok yerde tüylerim diken diken oldu. Bu tarz kitapları neden bilmiyorum ama çok seviyorum. Seviyorum iyi hoş ama okurken de içim bir fena oluyor. Sanırım etkileniyorum, üzülüyorum, sonra da halime şükrediyorum.

Kitabın yazarı Selda Uskan anladığım kadarıyla bu kitaptaki yazılarını öncelikle Posta gazetesinde yazmış ve daha sonra da o yazıları ve yazılarına karşılık gelen mektupları toplamış bu kitapta. Bence mutlaka herkes, tüm anne-babalar, gençler hatta çocuklar bile okumalı bu kitabı. Okumalı ki bilinçlenmeli, bilinçlenmeli ki bunlara bir dur demeli. Polisler bile dur demiyor, onlar bile satıcılık yapıyor, onlar bile kullanıyormuş uyuşturucuyu. Ne biçim bir memlekette yaşıyoruz diye düşündürüyor insanı. Ne biçim bir hale geldik... Bana çocukluğumdan beri Taksim uyuşturu batağıdır, en çok orada olur böyle şeyler düşüncesi benimsetildi, o yüzdendir ki Taksim'i oldum olası sevmem, oraya gitmek için can atmam. Ancak kitabı okuduktan sonra gördüm ki düşüncem doğruymuş. Orası da en çok satış yapılan yerlerden biriymiş ve anladım ki "bana bir şey olmaz, ben bulaşmam, aklım başımda benim" desek bile, o illet bize bile gelebilirmiş. 

Kitabı okuyunca insanın içini ister istemez bir korku kaplıyor. Evli değilim, çocuğum yok ama bir gün çocuğum olursa onu bundan ben nasıl korurum diye düşünmeye başlıyor insan. Sanırım kitabı yazan bir anne olunca bizim de annelik içgüdülerimiz artıyor, oluyor bir şeyler...

Selda Uskan kampanya yapılmalı diyor... Bangır bangır bağıralım, uyuşturucu kullanan adam nasıl anlaşılır diye yayınlar yapalım, ücretsiz tedavi yapılabilsin diye dernekler kuralım, ünlülerimiz bunlara destek çıksın diyor. Sonuna kadar katılıyorum ben de. Ama çok zor, bu şartlarda çok zor bence.

Ayrıca kitapta gördüğüm kadarıyla bu tarz şeyler büyük şehirlerde, heleki İstanbul da falan daha yoğun bir şekilde mevcut. İstanbul'u zaten sevmiyorum, şimdi sevmemek için bir nedenim daha oldu. Bir gün çocuğum olursa burada büyütmek istemiyorum ben de... Şimdiden korkuyorum, şimdiden düşüncelere sarıyorum.

Kitabı satın almak için:

Kitap Yurdu --> TIK TIK 
Final Pazarlama --> TIK TIK 
Ya da bana ulaşabilirsiniz. :) 

Sevgiyle Kalın,

Seçilmiş - Ölülerle Konuşan

20 Temmuz 2012 Cuma

Amacımı gerçekleştirdim ve serinin 4.kitabını da dün akşam bitirdim. Öncelikli olarak 2 gözlemim var:

1.Gözlem: Kitabın kapağındaki çocuğu Gossip Girl'deki Nathan'a çok benzettim ama o mu bilmiyorum.

2.Gözlem: Kitap serisi ufaktan sıkmaya başladı. Neden sıkmaya başladı derseniz, 4 kitaptır hep kötü insanlar var ve bu kötü insanlar sürekli olarak bu çocukların yeteneklerini kullanmak için hareketteler. Ve ve ve bana oldukça saçma gelen kısım, bu kötü insanların amaçları, bu çocukları kullanıp piyango numaralarını falan öğrenmek! Kitap serisi de hep bu kurgu da gittiği için sıkıldım biraz. Yani insan biraz daha karmaşık bir şeyler bekliyor. Kitapta konu oldukça tahmin edilebilir. Yani bir sonraki adımın ne olacağını, "her zaman iyiler kazanır, mutlu son" mantığından yola çıkarak kitabın sonunda ne olabileceğini tahmin edebiliyorsunuz.

Serinin 5.kitabı henüz çıkmamış ve ne zaman çıkacağı da belli değilmiş diye duydum, ama doğruluğundan ben de pek emin değilim. Çıktığı zaman 5.kitabı alıp okumak isterim yine de. Bir seriye başladığım zaman, serinin yarım kalmasından pek hoşlanmıyorum.

Seçilmiş - Geleceği Gören

19 Temmuz 2012 Perşembe

Biten bitene.. Kitap dayanmıyor bana. Dün akşam başladım, bitirdim gene. Kitap okumaktan alamıyorum kendimi bu aralar :)

Seçilmiş serisinin 3.kitabı. (Önceki kitaplar için bkz."Burası" ve "Burası")

Kitabın konusundan gene bahsetmiyorm. Adından da anlaşılıyor. :) İçeriğine gelince de, serinin diğer 2 kitabına göre daha çok meraklandıran, daha çok sürükleyici olan bir kitaptı bu. Bunda "aa ne olacak ki ya şimdi?" diye düşündüğüm anlar oldukça fazlaydı. Kitabın sonu da aslında merakta bırakacak şekilde bitti. Sonradan bir şeyler gelecek, ortaya bir şeyler çıkacak ama neler olacak diye düşünmeye başlıyorsunuz.

Bakalım amacım bu akşam da 4.kitabı başlayıp, bitirmek :))

Seçilmiş - Beyin Okuyan

18 Temmuz 2012 Çarşamba

En başta böyle kitap ismi mi olur la!? Çeviren ne biçim çevirmiş diye düşündüren kitap. Bari "akıl okuyan" falan deseydiler de daha bir mantıklı, daha bir hoş olsaydı. Neyse...

Dün akşam okumaya başlayıp, aralıksız okuyarak yaklaşık 2.5/3 saatte bitirdiğim kitap. Seçilmiş serisinin 2.kitabı. (İlk kitabı "Beden Hırsızı" için bkz. "Burası" ) Aslında bu kitap için de birinci kitaptan farklı olarak diyebileceğim pek bir şey yok.

Konu olarak pek anlatılcak bir şey yok aslında. Yani kitabın adına bakan, kitapta insanların akıllarını okuyan birinin hikayesinin anlatıldığını çok rahat anlar. Onun için de detaya hiç girmiyorum.

Çerez bir kitap. Fantastik, insanı kesinlikle sıkmayan, aynı ilk kitabın tadında yazılmış, zaman geçirmek için okunabilecek güzel bir kitap. Bana sorarsanız, kitabın hatta bu serinin hedef kitlesi orta okul gençliğine kadar iner. Cümlelerin anlaması kolay, bölümler arası geçişler çok sade ve çok rahat. Kitabın içinde +18 denebilecek hiç bir şey yok! Bilmiyorum neden ama ben okurken zevk aldım, zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamadım. Beğendim aslında, yani beni yormadan ve çok fazla kafamı vermemi gerektirmeyen bir kitap olduğu için de seriye devam etmek istiyorum. Bunun dışında artık kesin olarak da anlıyor ve biliyorum ki kitap okumak bağımlılık yapıyor! 7/24 okuyasım var vesselam.

Seçilmiş - Beden Hırsızı

1 Temmuz 2012 Pazar


Açlık Oyunlarından sonra tabi konu olarak, kurgu olarak biraz vasat kaldı ama okunmayacak kadar da kötü olduğunu sanmayın. Tamam belki okurken tüyleriniz ürpermiyor, kendinizi farklı duygulara çok fazla ve derinden kaptırmıyorsunuz ama okurken de çok sıkılmıyorsunuz. Vakit geçirmek için okunabilecek bir serinin ilk kitabı.

Anladığım kadarıyla ortada farklı yetenekleri olan 9 genç var ve seri kitaplarının her birinde de onlardan bahsedilecek. Biraz X-Men vari fantastik bir seri.

Adından da anlaşılacağı üzere bu ilk kitapta "başkalarının bedenine geçebilme" yeteneği olan bir gençten bahsediliyor. Açıkçası okurken sıkılmadım, bazı yerlerde eğlendim bile. Bir kaç yerde az çok meraklandım. Kitabın sonu off 2.kitabı hemen okumam gerek gibi bir sonla bitmedi ve beni merakta bırakmadı. Ancak, kitap içinde açıklanmayan ( diğer yetenekli gençlerin hayatlarında olan bazı şeylerin detayları ) olduğu için, az çok onları merak ediyorum şu anda.

Kısacası, çerez olarak okunabilecek bir kitap. Fantastik kitap sevenler ( bana sorarsanız özellikle orta son-lise başı gençler ) için okunabilecek bir kitap. Ama siz yine de beklentinizi öyle çok yüksekte tutmayın.