flormar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
flormar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Günlerden Yine Cumartesi Pazarı

8 Haziran 2014 Pazar
Geçen haftaki cumartesi pazarı alışverişimi burada yazmıştım. Geleneği bozmadan bu hafta da aynısını yapmak istedim.

Bu cumartesi yine hava tam pazarlıktı. Ne çok sıcak, ne çok soğuk. Ayrıca hava son günlerde yağışlı gidiyor diye midir nedir bir çok tezgah fiyatları yarı yarıya çekmişti. Geçen hafta olan bir çok tezgah da yerini başka ürünlere bırakmıştı. Örneğin geçen hafta aldığımız Koton marka pantolonların tezgahı bu hafta yoktu. Her hafta yenilenen tezgahlar pazara ayrı bir hava katıyor, tabii bize de heyecan... :)

Bu hafta neler aldığımıza gelirsek...

Bu oje düşkünlüğüm bir gün başıma iş açacak gibime geliyor ama ne yapalım çok seviyorum. :) Ne zamandır şöyle güzel bir neon pembe oje almak istiyordum. Gabrinin neon pembe ojesini görür görmez resmen "sen benimsin" moduna geçiş yaptım. Tezgahtan ışık hızı ile kaptım. :) Ojelerin tanesi 2 TL idi, ancak 3 tanesi 5 TL olunca hemen yanına 2 tane Flormar eklendi. Sağ baştaki ördek başı yeşili gibi. (Yeşil oje zaafım ne zaman başladı hatırlamıyorum ama gittikçe artıyor.) Sol baştaki ise siyah ama içinde gri dalgalanmalar var. En kısa zamanda deneyip yorumlamak istiyorum. :) Bu oje tezgahı sabit, yani her hafta aynı yerinde kuruluyor. Ojelerin yanı sıra bir çok makyaj malzemesi de satıyor.

Siyah-beyaz çizgili tunik kazak. Fusion marka (Markanın Metroport AVM de şubesi mevcutmuş), üzerinde etiketi duruyor. Görüldüğü üzere etiket fiyatı 54.90. Ben ise sadece 5 TL'ye satın aldım. Yakasında ufak bir söküğü var, dikiş yerinden atmış. Dikildiğinde orjinal gibi olacak. Bu tezgah da genelde aynı yere kuruluyor. Sürekli bu markanın ürünlerini getiriyor. Her hafta fiyatları değişiyor. Kimi zaman 5, kimi zaman 10 TL oluyor.
Siyah yün hırka. Yine aynı tezgahtan. Yine Fusion marka, etiket fiyatı 39.90. Ben 5 TL ye aldım. Kol kısmında düğmeleri var, yani kolları kıvrılabiliyor. Yanları arka ve önden biraz daha uzun. Önden düğmesi mevcut. Bana göre açık daha güzel duruyor. :) Bu hırkanın çok tatlı koyu mor renginde olanı da vardı. Bir bayan satın aldı. Gözüm kaldı. :)
Gri, twitter kuşu desenli tunik-bol kazak. Tezgahta atılmaktan biraz buruşmuş. :) Yine aynı tezgah, yine Fusion marka ve etiket fiyatı görüldüğü üzere 79.90. Ön kısmında hafif bir lekesi var. Leke çıkarıcı deneyeceğiz, eğer çıkmaz ise DIY projesi yapılacak. Alınan fiyat 5 TL. :) Dikkatimi çeken şey bu tezgahın iyi para kazandığı oldu. İnsanlar 7'şer 8'er aldı. Tezgahta sadece hırka- kazak yoktu. Bunların yanı sıra, kumaş pantolonlar, tesettür elbiseleri, abiye elbiseler, gömlekler ve bluzlar da vardı. Bizim payımıza düşenler bunlar oldu.

Bunların adet fiyatı 2.5 TL. Defoları da yok. Atlet krem rengi. Hem kışın içe giymelik, hem de bazen omuzları açık kazak-bluz vs. giyildiğinde tamamlayıcı olacak. Diğeri ise incecik, tiril tiril çizgili bir kazakımsı bluz. Straplez elbise üzerine giyeriz diye düşünerek aldık ama sanki yüksek bel bir kot üzerinde de güzel duracak gibi. :)
Melamin, dantel süslemeli gibi duran tepsi. 5 TL. Bu dantel süslemesi gibi olayı ilk defa IKEA getirdi sanki ülkemize. Ondan sonra da pazarlarda aldı başını gitti bu model. Şu yazıda bulunan saksıların biraz daha düşük kalitesi (plastik olanları) de hemen hemen her dekorasyon ürünü satan tezgahta mevcut. Üstelik pembe- mavi gibi renkleri de var. :) Bunu aldığımız tezgah da sabit. Her hafta aynı yerde kuruluyor.
Son olarak %100 koton olan 3 adet kahverengi normal boy havlu. Bizim yeni evin banyosu kahverengi olunca ona da yeni uyumlu havlular alınmadan olmazdı.. 3 tanesi 10 TL. Pembe, yeşil, beyaz, mavi gibi renkleri de mevcut. Her hafta aynı yerde kuruluyor. Pril ise deneme boy ürün. Pazar içinde orjinal boyları da dağıtılıyordu. Ama kadınlar öyle bir itiş-kakış kapışma içindeydi ki sıraya bile girmeye yeltenmedik. Deneme boy ürünü aldık sadece. :)

Bu hafta da pazar alışverişi böyle sonlandı.
Darısı haftaya...
Sevgiyle kalın.

Siyah Beyaz Aşkına!

1 Aralık 2013 Pazar
Malumunuz dün akşam Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi vardı. Bir bayan olarak her ne kadar (özellikle şu şike muhabbeti ortaya çıktığından beri) futbolla çok haşır neşir olmasam da, doğuştan bir Beşiktaş taraftarıyım ve özellikle derbileri nerdeyse hiç kaçırmıyorum!

Maç olur da, totem olmaz mı peki? Ben de her derbi olduğunda kendimce bazı totemler geliştiriyorum. En son oluşturduğum totem ojeler üzerineydi! Siyah ve beyaz boyadım tırnaklarımı. Nail-artla uğraşacak kadar sabrım, vaktim ve yeteneğim olmadığından sadece renklendirmekle kaldım tabii. :))

Siyah oje olarak Flormar 313 no'lu rengi tercih ettim. (Sanırım bittikçe sürekli yenisini aldığım, vazgeçemediğim ojelerden biri. :)) Beyaz için ise, evdeki tek mat beyaz ojem olan (nereden geldiğini, nereden alındığını hiç ama hiç hatırlamıyorum) Any markalı 25 no'lu ojeyi kullandım. İşin ilginci Any markalı oje nerdeyse hiç koku vermezken, Flormar'ın kokusu ciğerlerime işledi resmen. Son zamanlarda Flormar ojelerin kokusuna karşı oldukça duyarlı olmaya başladım. Umarım bir an önce geçer, çünkü ojelerimin çoğunu bu marka oluşturuyor. :)



Ve totem tuttu mu derseniz? Az kaldı tutuyordu! Sanırım beyaz rengi az kullandığım için beraberlik ile sonuçlandı maç. :P Bir sonraki derbide işaret parmağımı da beyaza boyayacağım!

Sevgiyle kalın!

Yaz Mevsimi : Oje Temizliği

8 Temmuz 2013 Pazartesi

Malum yaz gelince ( gerçi bizim anneler bahar yapar ama! ) ben de ufaktan temizlik yapayım dedim. Tüm ojelerimi elden geçirdim. O kadar eski zamanlardan kalma ojeler buldum ki, şaşırdım kaldım. Artık ne kadar uzun zamandır kontrol etmemişsem onları! Ancak şunu farkettim ki, bir çoğu hala normal, hiç koyulaşmamış, topak topak olmuyor sürerken. Ama resimde de görmüş olacağınız gibi bazılarında "çökme" meydana gelmiş. Elimde sallayınca, azcık sağa sola kaydırınca düzeliyor ama! Sanırım ojelerin ölmemiş olmalarını bir çoğunu buzdolabında saklıyor olmama bağlamalıyım. =)

Bu gördükleriniz, o kutu içinden sağlam çıkamayanlar. Judi markalı ojelerin bir çoğu ölmüştü. Nereden, ne zaman alındıklarını bile hatırlamıyorum o derece ama. =)

Şurdaki Golden Rose 2000 numaralı mavi ojenin bozulmuş olmasına çok üzüldüm mesela. Çok severek kullandığım bir oje ve renkti. Ama öyle bir koyulaşmıştı ki, ele sürmek imkansız hala gelmişti.

Biten ojelerimin hala duruyor olmasına ne demeli peki? Resimde görülen 3 adet parlatıcı (renksiz) oje mevcut ve içlerinde yok denecek kadar az oje var. Ne demeye onları bugüne kadar saklamışım, cidden ben de merak ediyorum. :)
Bunlar ise o kutudan sağlam bir şekilde kurtulanlar. Böyle yukarıdan çektim, markaları falan gözükmüyor biliyorum ama zaten zamanla hepsini sürüp anlatacağım için ( bendeki bu post girme tembelliği varken, uzun bir zaman demek oluyor tabi bu :)) göstermedim kasıtlı olarak. :) Ama şunu söyleyebilirim ki, sağlam çıkan ojelerin markaları çoğunlukla Flormar ve Linette. Linette'yi bilmeyen olabilir, bilmem kaç yıl önce Amerikadan alınmıştı. Türkiye de var mı yok mu hiç bi fikrim yok ama bugüne kadar sağlam kalmış olmaları çok da kötü bir marka olmadığını anlatıyor bence. :)

İşte kısacası böylece biten / koyulaşan ojelerim gitti, geriye sağlamlar kaldı. Bir oje temizliği de böylece sona erdi. =)

Sevgiyle kalın.

Öyle bir oje seçtim ki!

8 Mayıs 2013 Çarşamba
Bu sefer sürmek için öyle bir oje seçmişim ki oje neredeyse yok! Rengi yok yani. :) Sürmesem de aynı şekilde duruyor tırnaklarım. Oysa benim hayallerim hiç böyle değildi. Hafif sedefli yapısı sayesinde böyle hoş bir nüans olacaktı tırnaklarımda. Böyle olur diye bekliyordum. Tüm hayallerim suya düştü. Hayal kırıklığı kötü şey. :(

Bahsettiğim oje 93 numaralı Flormar Plus+ Quartz.
Bu oje bence ya French yapılırken ya da hani böyle küçük çocuklar tırnaklarını yemesin diye parlatıcı gibi dursun maksadıyla kullanılabilir diye düşünüyorum. Belki de gerçek amacı budur ama ben cahilliğimden bilmiyorumdur. Eğer böyle birşey varsa biri bana söylesin de ben de öğreneyim. :)

Sanırım Plus+ olduğundan daha çabuk kurudu tırnaklarımda ama. Gerçi görünmediği için kuruma süresini de ölçmek ne kadar mantıklı o konuda da şüphelerim var.
Benim istediğim duruşu bir iki ton koyusu sağlayabilir belki ama bunun sağlamadığı kesin. Kısa tırnakta daha belirgin. (yani en azından sanki oje sürmüşsünüz gibi) Ancak uzun tırnakta hiçbir belirliliği yok! Ona göre tercih edilmeli.

Sevgiyle kalın.