bakırköy cumartesi pazarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bakırköy cumartesi pazarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Günlerden Yine Cumartesi Pazarı

8 Haziran 2014 Pazar
Geçen haftaki cumartesi pazarı alışverişimi burada yazmıştım. Geleneği bozmadan bu hafta da aynısını yapmak istedim.

Bu cumartesi yine hava tam pazarlıktı. Ne çok sıcak, ne çok soğuk. Ayrıca hava son günlerde yağışlı gidiyor diye midir nedir bir çok tezgah fiyatları yarı yarıya çekmişti. Geçen hafta olan bir çok tezgah da yerini başka ürünlere bırakmıştı. Örneğin geçen hafta aldığımız Koton marka pantolonların tezgahı bu hafta yoktu. Her hafta yenilenen tezgahlar pazara ayrı bir hava katıyor, tabii bize de heyecan... :)

Bu hafta neler aldığımıza gelirsek...

Bu oje düşkünlüğüm bir gün başıma iş açacak gibime geliyor ama ne yapalım çok seviyorum. :) Ne zamandır şöyle güzel bir neon pembe oje almak istiyordum. Gabrinin neon pembe ojesini görür görmez resmen "sen benimsin" moduna geçiş yaptım. Tezgahtan ışık hızı ile kaptım. :) Ojelerin tanesi 2 TL idi, ancak 3 tanesi 5 TL olunca hemen yanına 2 tane Flormar eklendi. Sağ baştaki ördek başı yeşili gibi. (Yeşil oje zaafım ne zaman başladı hatırlamıyorum ama gittikçe artıyor.) Sol baştaki ise siyah ama içinde gri dalgalanmalar var. En kısa zamanda deneyip yorumlamak istiyorum. :) Bu oje tezgahı sabit, yani her hafta aynı yerinde kuruluyor. Ojelerin yanı sıra bir çok makyaj malzemesi de satıyor.

Siyah-beyaz çizgili tunik kazak. Fusion marka (Markanın Metroport AVM de şubesi mevcutmuş), üzerinde etiketi duruyor. Görüldüğü üzere etiket fiyatı 54.90. Ben ise sadece 5 TL'ye satın aldım. Yakasında ufak bir söküğü var, dikiş yerinden atmış. Dikildiğinde orjinal gibi olacak. Bu tezgah da genelde aynı yere kuruluyor. Sürekli bu markanın ürünlerini getiriyor. Her hafta fiyatları değişiyor. Kimi zaman 5, kimi zaman 10 TL oluyor.
Siyah yün hırka. Yine aynı tezgahtan. Yine Fusion marka, etiket fiyatı 39.90. Ben 5 TL ye aldım. Kol kısmında düğmeleri var, yani kolları kıvrılabiliyor. Yanları arka ve önden biraz daha uzun. Önden düğmesi mevcut. Bana göre açık daha güzel duruyor. :) Bu hırkanın çok tatlı koyu mor renginde olanı da vardı. Bir bayan satın aldı. Gözüm kaldı. :)
Gri, twitter kuşu desenli tunik-bol kazak. Tezgahta atılmaktan biraz buruşmuş. :) Yine aynı tezgah, yine Fusion marka ve etiket fiyatı görüldüğü üzere 79.90. Ön kısmında hafif bir lekesi var. Leke çıkarıcı deneyeceğiz, eğer çıkmaz ise DIY projesi yapılacak. Alınan fiyat 5 TL. :) Dikkatimi çeken şey bu tezgahın iyi para kazandığı oldu. İnsanlar 7'şer 8'er aldı. Tezgahta sadece hırka- kazak yoktu. Bunların yanı sıra, kumaş pantolonlar, tesettür elbiseleri, abiye elbiseler, gömlekler ve bluzlar da vardı. Bizim payımıza düşenler bunlar oldu.

Bunların adet fiyatı 2.5 TL. Defoları da yok. Atlet krem rengi. Hem kışın içe giymelik, hem de bazen omuzları açık kazak-bluz vs. giyildiğinde tamamlayıcı olacak. Diğeri ise incecik, tiril tiril çizgili bir kazakımsı bluz. Straplez elbise üzerine giyeriz diye düşünerek aldık ama sanki yüksek bel bir kot üzerinde de güzel duracak gibi. :)
Melamin, dantel süslemeli gibi duran tepsi. 5 TL. Bu dantel süslemesi gibi olayı ilk defa IKEA getirdi sanki ülkemize. Ondan sonra da pazarlarda aldı başını gitti bu model. Şu yazıda bulunan saksıların biraz daha düşük kalitesi (plastik olanları) de hemen hemen her dekorasyon ürünü satan tezgahta mevcut. Üstelik pembe- mavi gibi renkleri de var. :) Bunu aldığımız tezgah da sabit. Her hafta aynı yerde kuruluyor.
Son olarak %100 koton olan 3 adet kahverengi normal boy havlu. Bizim yeni evin banyosu kahverengi olunca ona da yeni uyumlu havlular alınmadan olmazdı.. 3 tanesi 10 TL. Pembe, yeşil, beyaz, mavi gibi renkleri de mevcut. Her hafta aynı yerde kuruluyor. Pril ise deneme boy ürün. Pazar içinde orjinal boyları da dağıtılıyordu. Ama kadınlar öyle bir itiş-kakış kapışma içindeydi ki sıraya bile girmeye yeltenmedik. Deneme boy ürünü aldık sadece. :)

Bu hafta da pazar alışverişi böyle sonlandı.
Darısı haftaya...
Sevgiyle kalın.

Cumartesi Bakırköy Pazarı Alışverişi

1 Haziran 2014 Pazar
Cumartesi günlerinin vazgeçilmez etkinliği Bakırköy pazarını arşınlamak, tezgahları karıştırmak, tezgahtarların yaratıcılıklarına hayran kalmak, simit yemek, indirimle alışveriş yapmak ve tabiki tezgahta olan bir ürünü gözüne kestirip, onu kapabilmek! :)

Bu hafta sonunda da geleneği bozmadık, pazarı turladık. Bakalım neler aldık? :)




Eklem yüzükleri.. Sarı, gümüş, siyah. 3 ü 1 TL. (Oje, bim alışverişinden alınan Akat kiss, yazısı bugün yarın gelicek. :))




Koton marka kışlık gömlek. Uygun fiyatlı bulduğum zaman yaz-kış demeden farklı bir mevsime ait ürün alabiliyorum. :) Bu gömleğin üstü triko, geri kalanı kareli kumaş. 40 beden (Normalde 38 giyen bana tam oldu.) Fiyatı 5 TL.




Bol yelek. Özellikle yazın spor yaptığımda, yürüyüşlerde, geceleri hafif estiğinde, köyde, yani bir çok yer ve zamanda yelek giymeyi seviyorum. O yüzden bunu görünce de direkt üstüne atladım. L beden. 5 TL. Üzerinde kesilmemiş etiketi mevcut. :)



Babaya yazlık t-shirt. Üzerindeki yazı bir çok kişi tarafından bilinen ve bazı yabancı albümler üzerinde bulunan bir ibare. Özellikle Eminem'in albümlerinde var imiş. Oldukça da moda. :) Babam da yazlık mekanlarda böyle t-shirtler giymeyi sevdiği için görür görmez alındı. XL beden. 5 TL. :)




Koton Kate pantolon. 29 beden. Üzerinde etiketi var. 10 TL ye satılıyordu, biz bakarken adam "hadi alın, ne alırsanız 5 TL ye çektim" dedi. Öyle olunca daha bir şevkle baktık ve hemen pantolonları kaptık annemle. Benimkisi siyah, anneminki lacivert. 5'er TL den giymede yanında yat cinsinden :)


Pazara gittiniz mi çorap almadan dönülmez. Bizim aile mensupları için genelde bu kural geçerlidir. Benim de ihtiyacım olunca daha pazara girer girmez alındı. Siyah ve gri. İkisi de aynı model. 2'si bir arada 1 TL. :)








Ve son olarak..


Ne zamandır şu şapkalardan almak istiyordum. Plajda çok kullanışlı olduğunu düşünüyorum. Normalde 20 TL den aşağı da olmazdı fiyatı. O yüzden hep nasıl olsa daha uygun fiyata bulurum diye ertelemiştim. Bu sefer 5 TL den bulunca, resmen üzerine atladım. :) Siyah renk, istenildiği gibi kıvrılıyor. Üzerinde kahverengi boncukları olan ipi var. İçinde çene altına geçirilebilen lastiği var. :) Bu sene bizim plaj macerasının vazgeçilmezi olacak!

Bir sonraki Cumartesi pazar alışverişinde görüşmek üzere...
Sevgiyle kalın.

Haftaya Renkli Bir Başlangıç

28 Mayıs 2013 Salı
Haftaya renkli bir başlangıç yapayım dedim ve tırnaklarımı renklendirdim. Nail-art yapamayacak kadar beceriksiz olduğum için düz düz sürdüm ojeyi yani. Öyle ahım şahım bir şey beklemeyin benden. =)

Kullandığım oje Natty markalı bir oje. Şişenin üzerindeki etikette 370 numara yazıyorken, şişenin altında 6 numara yazıyor. Hangisi bu ojenin numarası cidden bilmiyorum. Bilen varsa, ya da gerçekten hangisine bakmam gerektiğini bilen varsa lütfen beni de bilgilendirsin.

Ojenin rengi pembe. Birazcık çingene pembesi gibi, birazcık bordomsu gibi. Şişesinde daha koyu bir renk, ancak tırnağa sürünce daha açık bir pembe oluyor. Fırçasını pek sevmedim, sürerken çok yayılıyor. Bu nedenle ojeyi sürmekte çok zorlandım, hep taşırdım. =) Zaten resimlerden de anlarsınız!

Belki bu ojeyi Nail-Art yapanlar süsleme amaçlı kullanabilir. Rengi hoş durur gibime geliyor. =)

Oje çıkmasın, bari birazcık sıyrılmadan tırnağımda kalsın diye de üzerine "koruyucu" maksadında Elanor 400 kullandım. Şeffaf Oje. =) Ancak umduğumu bulamadım ve bismillah 3.günün sabahı sıyrılmış durumdaydı ojelerim. :/

Natty oje yeni değil. Evde buldum. Belki de annemden tırıkladığım ojelerden biri olabilir. Bu sebeple fiyatını bilemiyorum. Ancak nette ufak bir araştırma yaptım ve birçok kişinin bu ojeyi denediğini gördüm. Yani bilindik bir markaymış. Dolayısıyla fiyatını da kolayca bulabilirsiniz gibime geliyor. =)

Elanor oje ise daha önceki yazılarda bahsettiğim gibi Leydi Kozmetiğe ait bir ürün ve Bakırköy Cumartesi Pazarında 3 tanesini 2 TL ye alma şansınız mevcut. Ben bu sebeple bir çok rengini topladım. Ucuz oje arayanlara tavsiyemdir ancak kokusu biraz ağır. Sürerken azıcık nefesinizi tutmanız gerekebiliyor. =)

Sevgiler


Tırnaklarda da Güneş Açar :)

19 Mayıs 2013 Pazar
Havalar bir kapatıp bir açıyordu derken sanırım artık tam anlamıyla yaz gelmeye başladı. Dışarısı terletmeye, yorganlar atılmaya, incecik örtüler kullanılmaya başlandı, sandalet giyenler çoğaldı. Sanırım ben de havanın bu haline kandım ve tırnaklarımda güneş açtırdım. :))

Bu ojeyi ilk defa kullandım ama rengine resmen bayıldım. Sanırım bundan sonra yaz aylarında oldukça tercih edeceğim bir renk olacak ama biraz riskli.


Burada flaşlı çekim yaptım daha iyi anlaşılsın rengi diye :)

Riski renginden daha çok sürme aşamasında! Çünkü tırnaklarınızdaki tüm kusurları gösterebilecek bir oje. Kusur derken, taşırdınız diyelim ya da çok düzgün süremediniz, hemencecik belli oluyor. Ya da manikür zamanınız geldi, oje bile kurtaramıyor sizi bu durumdan.

Ayrıca sürme işi de oldukça önemli. Eğer düzgün sürmeyi beceremezseniz dalga dalga bir görüntü elde edebiliyorsunuz ve hoş durmuyor. O yüzden tırnaklarınız iyi haldeyken ve çok dikkatli bir şekilde sürmenizde fayda var bence. Yoksa benim gibi beceremezseniz, işte tüm bu durumlarla karşı karşıya kalıyorsunuz. :) Ben de bir dahakine daha dikkatli sürmeye dikkat edicem.

Bahsettiğim oje Golden Rose Sarı! Şişesinin altında 44 yazıyor ama etiketinde 209 var. Hangisi gerçek ve doğru numarası bilmiyorum. Ben CarrefourSa'dan 1.30 TL'ye aldım. (Golden Rose oje merakım devam ediyor!)

Sadece sarı rengi sürmekle kalmadım bide üzerine kalpler kondurdum. :)) Gerçi sadece 2 tırnağımda kullandım ama hoş oldu bence. Bu bahsettiğim oje de Chissa markalı bir oje. Şişenin altında numara olarak 24 yazıyor. Bunu da Cumartesi Bakırköy Pazarından 0.75 TL ye edindim. Görür görmez benim olmalısın dedim ve atladım ojenin üzerine. :)
Sürmesi pek kolay değil. Çünkü kalpleri fırçaya almak oldukça zor. Fırçayla resmen oje içinde kalp almaya çalışmaktan helak oldum. Ayrıca kokusu da oldukça ağır geldi bana. Çok fazla solumamak gerekli diye düşünüyorum. Yine de böyle arada bir tırnak üzerinde hoş görüntüler elde etmek için kullanılabilir. :)

Not: Resimleri daha detaylı ve büyük görmek için üzerine tıklayabilirsiniz ama tırnaklarımdaki kusurları görmezden gelin! :)

Sevgiyle kalın.

Kurtarıcı Oje: Elanor 403!

24 Nisan 2013 Çarşamba
Evet, bu renge görüntü kurtarıcı demeyi tercih ediyorum ve uygun buluyorum. Çünkü sanki ojesiz bakımsız duran tırnakları ( evet, bu da benim görüşüm ) sadece bir kat uygulamakla anında bakımlı bir havaya sokabiliyor. Eğer aceleniz varsa, tırnaklarınıza çok fazla zaman ayıramayacak durumdaysanız ya da bahar yorgunluğu benim gibi sizi de vurup, tembellik hoşunuza gider haldeyseniz, bu durumda 5 dakika içinde mis gibi, bakımlı görüntüsü veren tırnaklara sahip olma şansınız mevcut bu renk ile! Kısacası yaptığımız iş biraz kamuflaj! :) (Ojeyi pazarlar gibi hissettim kendimi!)

Böyle bakınca ojenin rengi beyaz gibi duruyor değil mi? Aslında beyaz değil, basbaya gri! Ama ele sürünce beyaza dönüyor sedefli olduğu için. Son resmi biraz daha yakından çektim belki gri olduğu anlaşılabilir diye ama gene de beyazımsı durmuş. :) Uzun tırnakta güzel durduğunu düşünüyorum!
Bol bol resimledim tırnaklarımı rengini belli etmek için. Ne kadar başarılı oldum bilemiyorum ama rengi aynen şişesinde gördüğünüz üzere gri. Markası Elanor. (benim yeni favori markalarımdan biri) Leydi kozmetiğe ait bir ürün ve gerçekten kullanım açısından çok memnun kaldım. Bir kere fırçasının uzunluğu benim elime (ki parmaklarım uzun maşallah :P) gayet iyi geliyor, sürmesi çok rahat, bazı oje topaklanıp kalabiliyor (öylesine de rastladım :( ) ama bunda hiç öyle bir sorun yok, yağ gibi akıp kayıyor maşallah. Tek kat kullandığım için de çabuk kurudu elimde. Ayrıca ojeyi sildikten sonra da tırnaklarımda ne bir sızıntı ne bir ağrı yoktu. Daha önce sildikten sonra ellerimi sızım sızım sızlatan ojelere de denk geldiğim için, artık bu konu da benim için yeni bir takıntı oldu!
Şu 3.resim flaş açıkken çekilmiş hali. Ondan öyle üstüne nur inmiş gibi duruyor. :) Ojenin numarası 403. Bugüne dek kullandığım tüm Leydi kozmetik ojelerinden memnun kaldım. Üstelik 3 tanesini 2 TL'ye alarak bir sürü renk edinme fırsatım da oldu. :) Nereden aldın derseniz de: Tabiki de Bakırköy Cumartesi pazarı! :)) Ancak eğer internette Leydi kozmetik diye aratırsanız, sanıyorum ki tüm satış noktalarını bulabilirsiniz.

Sevgiyle kalın.
3k

Aradığım Renge Yaklaşıyorum!

15 Nisan 2013 Pazartesi
Uzun zamandır aradığım bir oje rengi var: Kırmızı! Ama öyle normal kırmızı değil, biraz sedefli belki biraz simli gibi, açık değil, bordoya yakın değil ama koyu olacak. Nerede gördüm şimdi tam çıkaramıyorum ama aklıma girdiğinden beri arıyorum bu rengi. Geçenlerde de benzer bir rengine rastladım pazarda. Fiyatına falan bakmazsızın da (epi topu 1 TL tuttu :)) hemen almalıyım diyerekten sahip oldum ona. Ama tırnağıma sürer sürmez, sevincim heyecanım azalıverdi. Rengi gene tutturamadım. Yaklaştım istediğim renge, ama henüz bulamadım.

Ojenin markası Archers. Bu markayı ilk defa kullandım ve hatta ilk defa duydum. İnternette arattırdım ama nerede satılır falan diye bilgi bulamadım. Zaten çok fazla önermeyeceğim için de çok detaylı bir araştırmaya girmedim.

İlk resim flaşlı çekildi, rengi biraz yanıltabilir ama diğerleri normal çekimle. Alttaki oje şişesi tam olarak rengini ifade ediyor (daha yakından görebilmek için resmin üstüne tıklamanız yeterli), şişeye bakıp aldandım, istediğim rengi vermedi bana. :(
Ojeyi çok fazla sevmedim. Öncelikle fırçası kısa geldi gene elime, o yüzden sürmesi zor oldu. Öyle çok fazla bulaşık falan yıkayan biri olmadığımı düşünürsek de elimde 2-3 gün anca kaldı, hemen çıkıverdi. Kimi oje biliyorum, 1 hafta hiç sıyrılmadan kalıyor elimde. Ama bu oje bu yönden de sınıfta kaldı. Ve artık nasıl koyu ve hava aldırmayacak bir yapısı varsa, ilk defa ojeyi çıkardıktan sonra tırnaklarımda acıma ağrı hissettim. Bugüne dek ilk defa başıma böyle bir şey geldi. Ayrıca oje hemen sıyrılıyor olmasına rağmen, asetonla çıkarmak da zorlandım. Değişik ve ilginç bir deneyim oldu benim için.

Ojenin bir de özelliği var ki, giydiğim kıyafete göre renk değiştiriyor. :) Sedefli olduğu için böyle bir özelliğe sahip bence. Yani pembe bir kazak giydiğimde koyu pembe bir ojeymiş izlenimi yaratıyor, ama siyah falan giydiğimde böyle bordoya yakın çalıyor rengi. Kendini tam bulamamış bir renk. :)

Kısacası ojeden pek memnun kalmadım, belki sadece bu ürüne has birşeydir bilmiyorum ama sanırım bir daha bu markadan uzak duracağım. :)

Sevgiyle kalın.

Geçen Hafta Neler Diktim?

8 Nisan 2013 Pazartesi
Diğer bloglarda okumayı sevdiğim bir diğer postlar da DIY denilen, sanırım açılımı da "Do It Yourself" (Kendin Yap) demek olanlar. Birşeyler üretmek, ürettiğinizi görmek ve bunu kullanmak. Hele ki eski birşeylerden yeni şeyler elde etmek, tamir etmek... Bayılıyorum böyle şeylere! O yüzden ben de yaptıklarımdan bahsedeyim istiyorum. :)

Geçen sene, belki de bu senenin başı, artık tam zamanını hatırlamıyorum ama benim için bir kumaş cenneti olan Bakırköy cumartesi pazarından renk renk saten kumaşlar almıştım çok uygun fiyata. O ara fiyatına kanıp aldığım bu kumaşları ne için değerlendiririm diye de düşünmemiştim, o yüzden uzun süredir öylece kumaş kutumda duruyorlardı. Geçenlerde de aklıma düştü, dedim ben bunları artık kullanayım.
Her zaman saten yastık kılıflarına karşı bir beğenim vardı zaten, ben de madem beğeniyorum ben niye kullanmıyorum ki dedim ve bu saten kumaşlardan yastık kılıfı dikmeye karar verdim. :) Sonuç olarak 2 mavi, 2 pembe, 2 mor, 2 yeşil, 2 kırmızı ve bir tane de bızdık fermuarlı mor bir kırlent kılıfı dikerek bu haftayı sonuçlandırdım. :) Malum yeni bir evimiz olucak yakın zamanda, oraya götürmeyi planlıyorum hepsini, yeni ev, yeni yastık kılıfları hem de satenden! Ohhh süper :))
Hepsini elde diktim üstelik bu kılıfların. Dikiş makinesinde bi yastık kılıfı en çok 20 dakika da falan dikilir belki ama ben gündüzleri işten güçten vakit bulamadığımdan geceleri diziydi filmdi izlerken boş durmamak adına yapıverdim bunları. Eşim o dizileri izlerken fıstık fındık meyve ne bulduysa tıkındı, ben de hem rejime devam hem de canım yiyecek bişey istemesin, meşgul olayım diye çıkarıverdim bunları aradan. İyi de oldu, hoş da oldu bence. :) Dikmesi de hiç zor olmadı ayrıca, düz düz şeyler neticede.
Kumaşlarımdan geri kalan bazı parçacıklar var şimdi elimde. Bakalım amacım bu hafta da onları değerlendirmek. Kıyamıyorum ki ufak da olsa bir parça kumaşımı feda etmeye. :)

İlhamınız bol olsun.
Sevgiyle kalın.
3k'nın Annisi :)

Ojemde Bahar Esintileri Var!

1 Nisan 2013 Pazartesi
Yine mühendisliğimizi bir yana bırakıp bayanlığımızı, kozmetik düşkünlüğümüzü, oje severliliğimizi gösterdiğimiz bir post ile daha yayındayız. Çok sevdik bunu, amatörcede olsa devam ediyoruz ki bence amatörce olması daha da güzel ve eğlenceli. :) Resimlerimin kalitesi de öyle süper olmayabilir, neticede profesyonel makinem yok, ama yine de renkler anlaşılacak düzeyde çıkıyor bence. :) Gittikçe yakınlaştırarak çektim ki renkler iyice belli olsun, eh elimden gelen bu kadar ne yapayım. Zaten 3.resimde de simlerim hiç gözükmemiş, şimdi resmi eklerken fark ettim onu da. :)
Bu sefer 2 ojeyi birden kullandım ve aklım sıra ellerime bahar esintisini getirdim. :) Öncelikle Golden Rose'un 30 numaralı ojesini sürdüm. Her ne kadar hoşlanmasam da çift kat sürmek zorunda kaldım, istediğim ton ancak 2.katta kendini gösterdi. Renk kanımca pudra pembesi. Özel bir adı, şanı varsa da ben bilmiyorum. :) Bu renk bana kıştan çıkıp ilkbahara girişi hatırlatıyor.
Golden Rose ojelerinin fırça boyları bana biraz kısa geliyor, o yüzden sürmekte biraz zorlanıyorum ama renklerini sevdiğimden de bir türlü vazgeçemiyorum.
CarrefourSA'dan 1.30 TL gibi bir fiyata aldım bunu. (Tabi bir çok rengini aldım, artık onlarda diğer zamanlara)
Golden Rose'u kullandıktan sonra üstüne de Elanor 474 no'lu ojeyi sürdüm, bu tek katta işimi gördü. Simli bir oje ama nokta nokta değil uzunlamasına böyle simleri. Işık altında sarı ve mavi renklerine dönüşüyor, hoş bir yansıma yapıyor. Sarıya dönünce güneşi, maviye dönünce yağmuru anımsatıyor bana. Nereden nereye bağlantı kurdum değil mi ama? Seviyorum böyle muzipçe ve farklı şeyler düşünmeyi. :)
Elanor'un fırça boyutu gayet iyiydi, çok rahat kullandım.
Bu ojeyi de yine benim büyük alışveriş merkezlerimden biri olan Bakırköy Cumartesi Pazarından 0.75 TL gibi bir fiyatla edindim. Elanor oje, daha önce bahsettiğim Leydi kozmetiğe ait bir ürün. Elanor ojeleri bulabileceğiniz yerler için TIK TIK
Şimdilik bu kadar, bakalım artık yağmurlar dinip güneş temelli gözükmeye başlarsa, daha canlı ojelere geçerim ben de.
Sevgiyle kalın.

Günün Ojesi: Leydi 71 Bakır Kahve

22 Mart 2013 Cuma
Diğer bloglarda görüpte özendiğim ve hep yazmak istediğim bir post olsun bu da. :) Diğer bloglarda gördüğüm oje postlarını genellikle okumaktan büyük zevk alıyorum. Çünkü hem ojeler hakkında fikrim oluyor, hem de o rengarenk tırnakları görmek çok hoş! Bundan yola çıkarak ben de kullandığım ojeleri tanıtmak ya da hakkında bilgi vermek istedim. :) Öncelikle söylemem gereken şey ben öyle çok süslü tırnaklar yapmayı becerebilen ya da bu konuda engin bilgilere sahip biri değilim. Bildiğiniz günlük-sıradan oje süren ve ojesiz durmayı sevmeyen biriyim. :) Hal öyle olunca da belki benden çok renkli postlar ve görüntüler çıkmayacak ama belki bilgilendirme amaçlı okunabilir postlar olacak. :)

En son sürdüğüm oje: Leydi 71 Bakır Kahve! Bakır rengini ben uydurdum, çünkü bana onu hatırlatıyor ojenin rengi. Sedefli bir oje. Mat ojelerden daha çok tercih ediyorum böyle olanları. Elimde daha hoş duruyor bence. :) Resim olarak hem flaşlı hem flaşsız çekim yaptım ki gerçek rengi gözüksün. :) Dolayısıyla sol altta bulunan resim tam olarak rengini ifade ediyor bence. :) Resmin üzerine tıklayarak daha yakından bakabilirsiniz.
Ben genelde ojeleri tek kat kullanmayı sevdiğim için bunu da o şekilde kullandım ve bence tırnakta çok hoş duruyor. :)

Oje markalarını az çok biliyorum ama bu konuda da derin bir bilgim yok. Bu ojeyi nereden aldığıma gelirsek, Bakırköy Cumartesi Pazarından 0.75 TL gibi bir fiyata aldım ve bu fiyata göre oldukça iyi bir oje çıktı. İyi derken kastettiğim şey, hem fırçasının güzel ve rahat kullanılabilir oluşu ( ojeyi dağıtmadan sürebiliyorsunuz ) hem de ojenin kıvamı. Ne çok sulu ne çok katılaşmış. Tam kıvamında, sürülebilir durumda. Bu oje genelde benim günlük kurtarıcı ojelerimden biri. :)

Bu arada numara olarak 71 dedim ama olayı da tam çözemedim aslında. :) Çünkü üzerindeki etikette 71 yazıyor ama şişesinin altında 31 yazıyor. Hangi numara gerçek no'su tam olarak bilemiyorum.

Bu ojeyi nerelerde bulabileceğinizi görmek için de : TIK TIK
Sevgiyle kalın.