oje etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oje etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Günlerden Yine Cumartesi Pazarı

8 Haziran 2014 Pazar
Geçen haftaki cumartesi pazarı alışverişimi burada yazmıştım. Geleneği bozmadan bu hafta da aynısını yapmak istedim.

Bu cumartesi yine hava tam pazarlıktı. Ne çok sıcak, ne çok soğuk. Ayrıca hava son günlerde yağışlı gidiyor diye midir nedir bir çok tezgah fiyatları yarı yarıya çekmişti. Geçen hafta olan bir çok tezgah da yerini başka ürünlere bırakmıştı. Örneğin geçen hafta aldığımız Koton marka pantolonların tezgahı bu hafta yoktu. Her hafta yenilenen tezgahlar pazara ayrı bir hava katıyor, tabii bize de heyecan... :)

Bu hafta neler aldığımıza gelirsek...

Bu oje düşkünlüğüm bir gün başıma iş açacak gibime geliyor ama ne yapalım çok seviyorum. :) Ne zamandır şöyle güzel bir neon pembe oje almak istiyordum. Gabrinin neon pembe ojesini görür görmez resmen "sen benimsin" moduna geçiş yaptım. Tezgahtan ışık hızı ile kaptım. :) Ojelerin tanesi 2 TL idi, ancak 3 tanesi 5 TL olunca hemen yanına 2 tane Flormar eklendi. Sağ baştaki ördek başı yeşili gibi. (Yeşil oje zaafım ne zaman başladı hatırlamıyorum ama gittikçe artıyor.) Sol baştaki ise siyah ama içinde gri dalgalanmalar var. En kısa zamanda deneyip yorumlamak istiyorum. :) Bu oje tezgahı sabit, yani her hafta aynı yerinde kuruluyor. Ojelerin yanı sıra bir çok makyaj malzemesi de satıyor.

Siyah-beyaz çizgili tunik kazak. Fusion marka (Markanın Metroport AVM de şubesi mevcutmuş), üzerinde etiketi duruyor. Görüldüğü üzere etiket fiyatı 54.90. Ben ise sadece 5 TL'ye satın aldım. Yakasında ufak bir söküğü var, dikiş yerinden atmış. Dikildiğinde orjinal gibi olacak. Bu tezgah da genelde aynı yere kuruluyor. Sürekli bu markanın ürünlerini getiriyor. Her hafta fiyatları değişiyor. Kimi zaman 5, kimi zaman 10 TL oluyor.
Siyah yün hırka. Yine aynı tezgahtan. Yine Fusion marka, etiket fiyatı 39.90. Ben 5 TL ye aldım. Kol kısmında düğmeleri var, yani kolları kıvrılabiliyor. Yanları arka ve önden biraz daha uzun. Önden düğmesi mevcut. Bana göre açık daha güzel duruyor. :) Bu hırkanın çok tatlı koyu mor renginde olanı da vardı. Bir bayan satın aldı. Gözüm kaldı. :)
Gri, twitter kuşu desenli tunik-bol kazak. Tezgahta atılmaktan biraz buruşmuş. :) Yine aynı tezgah, yine Fusion marka ve etiket fiyatı görüldüğü üzere 79.90. Ön kısmında hafif bir lekesi var. Leke çıkarıcı deneyeceğiz, eğer çıkmaz ise DIY projesi yapılacak. Alınan fiyat 5 TL. :) Dikkatimi çeken şey bu tezgahın iyi para kazandığı oldu. İnsanlar 7'şer 8'er aldı. Tezgahta sadece hırka- kazak yoktu. Bunların yanı sıra, kumaş pantolonlar, tesettür elbiseleri, abiye elbiseler, gömlekler ve bluzlar da vardı. Bizim payımıza düşenler bunlar oldu.

Bunların adet fiyatı 2.5 TL. Defoları da yok. Atlet krem rengi. Hem kışın içe giymelik, hem de bazen omuzları açık kazak-bluz vs. giyildiğinde tamamlayıcı olacak. Diğeri ise incecik, tiril tiril çizgili bir kazakımsı bluz. Straplez elbise üzerine giyeriz diye düşünerek aldık ama sanki yüksek bel bir kot üzerinde de güzel duracak gibi. :)
Melamin, dantel süslemeli gibi duran tepsi. 5 TL. Bu dantel süslemesi gibi olayı ilk defa IKEA getirdi sanki ülkemize. Ondan sonra da pazarlarda aldı başını gitti bu model. Şu yazıda bulunan saksıların biraz daha düşük kalitesi (plastik olanları) de hemen hemen her dekorasyon ürünü satan tezgahta mevcut. Üstelik pembe- mavi gibi renkleri de var. :) Bunu aldığımız tezgah da sabit. Her hafta aynı yerde kuruluyor.
Son olarak %100 koton olan 3 adet kahverengi normal boy havlu. Bizim yeni evin banyosu kahverengi olunca ona da yeni uyumlu havlular alınmadan olmazdı.. 3 tanesi 10 TL. Pembe, yeşil, beyaz, mavi gibi renkleri de mevcut. Her hafta aynı yerde kuruluyor. Pril ise deneme boy ürün. Pazar içinde orjinal boyları da dağıtılıyordu. Ama kadınlar öyle bir itiş-kakış kapışma içindeydi ki sıraya bile girmeye yeltenmedik. Deneme boy ürünü aldık sadece. :)

Bu hafta da pazar alışverişi böyle sonlandı.
Darısı haftaya...
Sevgiyle kalın.

Akat Kiss Nar Çiçeği(!) Oje

2 Haziran 2014 Pazartesi
Hem haftaya renkli bir başlangıç olsun hem de içimde kalmasın diye alır almaz sürdüm bu ojeyi. :) Daha önce bu markayı kullanmadığım için de oldukça meraklıydım açıkçası...
Daha önceki postlarda belirttiğim gibi Bim'den 1 TL ye alındı. 30 Mayıs aktüel ürünü olarak gelmişti. Üzerinde numara yazmadığı için numarası şudur diyemiyorum. Belki internetten bulurum diye araştırdım, işin ilginci böyle bir ojeye hiç rastlamadım. :/ Rengini de tam olarak anlatabilecek miyim bilmiyorum, pembemsi, turuncumsu, neonumsu... Nar çiçeğine çalan bir renk. :)
Sürüşüne gelirsek, fırçasından çok memnun kaldım. Çok kolay sürülüyor, neredeyse hiç taşırmadan sürebildim. :) Kuruması bir çok oje gibi standart. Belli bir süre dikkat etmeniz gerekiyor. 2 kat sürünce rengi tamamen ortaya çıkıyor. Kalıcılığına gelirsek, 2.gününde çok ama çok hafif uçlardan gitmeye başladı. Fiyatını göz önüne alırsak, normaldir ve bu fiyata gayet iyidir diyebilirim sanırım. Ayrıca bazı ojeler tırnakların üzerinde ağırlık yapıyor bence, bunda öyle bir durum yaşamadım. Aksine oldukça hafif geldi. :) Topaklanması da yok, kaymak gibi oluyor sürülünce. :)
Herkese renkli haftalar, renkli başlangıçlar...
Sevgiyle kalın.


Heyecanlı Cuma Sabahları

30 Mayıs 2014 Cuma
Evettt, sonunda geri döndüm. Uzun ve zorlu bir dönemi bitirdim, şu dakikalarda çok ama çok mesudum. Hayata geri döndüğüm için de, cuma sabahları heyecanımı anlatarak geri dönüş yapmak pek mantıklı geldi. :)

Benim hemen hemen her cuma günü yaşadığım bir heyecan var! Sabah erkenden kalkıp, Bim'in önünde kuyruğa girip, sonra içeri "hurraaaa" diye girip, yaşlı kadınlarla aktüel ürünleri kapışmak! Hele ki stokta az olan ürünü ilk kapan "ben aldımmm" diye bağırmazsa olmaz. Sanki bedava veriyorlar! :)

İşte bu sabah yine aynı maraton devam etti! Ve bu sefer sadece 1 tane kalan ürünü ben kaptım, hahaytt! :)

Neler mi aldım peki?


Olips Lemon Drops - 0.65 TL :) Böyle kutuda şeker taşımak bende geçmişten beri gelen bir gelenek, aklına geldikçe ağza bir tane atmak pek keyifli. Bunu ilk defa tattım, işin tuhaf yanı bana Aid pastilinin tadını hatırlattı. Sanki zencefilli gibi geldi. :)

Akat Kiss Ojeler (Kahverengi, Mat Beyaz, Kırmızı, Pembe) - Tanesi 1 TL. Oje alma hastalığına tutulmuş bir insan olarak bu fiyattan bulunca almak istedim. Daha önce bu markayı kullanmadım. O yüzden ojelerin yapısını, fırçasını, dayanıklılığını merak ediyorum. Yakında bunlara has bir post girmek yapılacaklar arasında.

Hidrojel Göz Altı- Çevresi Bandı - Gözaltı ve çevresindeki kırışıklar, halkalar, morluklar ve şişlikler içinmiş. Daha önce kullanmadım, denemek için aldım. Göz altlarındaki morluklardan muzdarip bir insan olarak bu ürünü görünce bir umut doğdu içime. :) Bakalım etkisi ne olacak, bu da yakında post olarak yazılacak umarım. :) Fiyatı 3.95 ve içinde 3 x 2 adet var.

Bruno Japon Yapıştırıcı - Her evde olmazsa olmazlardan bence. Son kalan üründü, nasıl kapacağımı şaşırdım. Yaşlı kadın bakakaldı. :) Bir diğeri fark ettikten sonra onu hangi bölümden aldın diye sordu. İstediği kadar sorsun iş işten geçti artık. :) Kasiyere de başka var mı diye sordum ama olanı ortaya koyduk cevabını aldık. :) Bunun da fiyatı 1 TL. :)

Bir sonraki cuma heyecanlarında görüşmek üzere..
Sevgiyle kalın.


Şeker Gibi Başlar, Şeker Gibi Biter

14 Aralık 2013 Cumartesi
Normalde pazar günü yazmam gerekirdi bu yazıyı, hani hafta bitişine ithafen falan ama.. Ben de çoğu insanın aksine pazar sendromu var. O yüzden pazar günleri post yazacak keyfe erişmem zor benim. :) Ama cidden pazar günleri çok sıkıntılı geliyor bana.. Dışarı çıksanız, trafik berbattır. En yakın mesafedeki yere bile gitmek en az 1 saatinizi alır. Hadi gittiniz, araba parkı sorun olur. Yemek isterseniz, kalabalıktan yemek geç gelir. Alışveriş için gezineyim dersiniz, mağazadaki kalabalıktan içiniz bayılır.. O yüzden pazar günleri evde kalayım, yataktan çıkmayayım bütün gün dersiniz, bu seferde hasta gibi hissedersiniz.. :(

Neyse, geçiyorum ben haftayı şeker gibi bitirmeye.. Çok güzel bir renk seçtim gene!

Sevgili Sargita'nın hediyesi Golden Rose 37 numara karşınızda! Tam bir portakal rengi, hiç çıkarmak istemiyorum tırnağımdan. :)
Aslına bakarsanız tam bir yaz rengi. Yazın bol bol  kullanacağımdan şüphem yok. :)

Ama bu oje ile sevdiğim başka bir özellik var. Fırçası kalın! Normalde kullandığım çoğu ojede ince fırça vardır benim ve kafamda da her zaman ince fırça daha iyidir düşüncesi.. Ama ama ama bu fırça benim tüm tabularımı yıktı attı. Çünkü kalın fırça ile sürmek daha kolay(bir hamlede daha fazla oje aldığınız için üzerine) ve taşırır kesin dememe rağmen ojeyi hiç taşırmadan sürmek mümkün! O yüzden bayıldım fırçasına! Bundan sonra oje seçimi yaparken daha kalın fırçalı olanlarına yöneleceğim. :)
Malum kış geldi, bu turuncu renge de bir kardanadam ekleyeyim dedim resme. :)) Resmi geçelim, ojeye dönelim. Ben 2 kat sürdüm, kuruması gayet makul zamanda oldu. Tek kat sürdüğüm zaman biraz şeffaf kaldı, o yüzden tam rengini çıkarması için (üzerinde de belirtildiği üzere) 2 kat sürmek daha iyi bence de.

Dikkat edilmesi gereken bir husus var yalnız kalın fırçalarda. O da üzerine çok fazla oje almamanız gerektiği! Çok alırsanız (ki ilk başta sanki fırça inceymiş gibi davrandım) yine taşırmadan sürmek mümkün ama çok sıvı sıvı olduğundan hem kuruması açısından daha fazla beklemek gerekiyor, hem de tırnağınızı (parmağınızı) hiç oynatmamanız gerekiyor. Yoksa oje sağa sola kayıveriyor. :)

Aşağıdaki resim de flaşlı olarak çekilmiş hali. Ayrıca ilginç olan şu ki, güneşin altında da (tabi bu havada güneş ne kadar bulunabilirse :)) neon turuncuya çalıyor olması.
2014 yazının göz bebeklerinden biri bu benim için!

Sevgiyle kalın.

Pazartesi Sendromuna Şeker Gibi Renk!

9 Aralık 2013 Pazartesi
Malum pazartesi sendromu! İnsanın canı ne iş yapsın istiyor ne de yataktan çıksın. Bıraksalar beni sıcacık yorganımın altını bırakıp da kalkıp iş miş yapmam. Ama nerede o lüks! :)

O yüzden iş bitince yeni post girebiliyorum ancak. :)

Bu ojemi aslında daha önce sürdüm ama postunu yazmak için özellikle Pazartesi gününü bekledim. Rengine baktıkça içim açılsın, daha bir mutlu olayım, bana neşe versin diye! :)

Bugün biraz Ruby kırmızıya kaçan biraz da çingene pembesine kaçan bir rengim var. :)

Flaşlı çekim yaptığım zaman işte böyle I love'un meşhur lip glossunun rengine çok yakın duruyor. Ancak güneş altında (tabi bu havada güneşi bulmak pek kolay değil :)) birazcık da kırmızıya çalıyor. Zaten böyle resme çok çoook dikkatli bakarsanız, bazı yerlerin kırmızı bazı yerlerin daha pembe olduğunu anlayabilirsiniz. :)

Peki hangi oje bu diye sorarsanız?
Markası Linette, numarası 109 ve adı da Ruby Red :) Bu resimde içindeki simlerde belli olmuş, çok hoşuma gitti. :) Çok simli değil, hoş bir ışıltı verecek kadar sim içeriyor. :)
Bu ojeyi nereden aldın diye sorarsanız: Türkiye'den değil!
Yıllar yıllar önce Amerika'dan hediye gelmişti bana. (Seri olarak, yani bir çok rengi daha var ben de.:)) Onca yıl geçmesine rağmen üstünden, ne bir ağdalaşma ne bir kuruma. Taş gibi çıktı vallahi. :)
Arkasında da bir sürü yazısı var böyle. İçindekileri yazmışlar da yazmışlar. :)

Türkiye'de bulunabilir mi bilmiyorum ama benim tavsiyem Ruby kırmızı bir oje edinin. Yılbaşı akşamı büyük ihtimalle benim tercihim bu renkten yana olacak. Nedense o akşama kırmızı dışında bir renk yakıştıramıyorum. :)

Sevgiyle kalın.

Siyah Beyaz Aşkına!

1 Aralık 2013 Pazar
Malumunuz dün akşam Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi vardı. Bir bayan olarak her ne kadar (özellikle şu şike muhabbeti ortaya çıktığından beri) futbolla çok haşır neşir olmasam da, doğuştan bir Beşiktaş taraftarıyım ve özellikle derbileri nerdeyse hiç kaçırmıyorum!

Maç olur da, totem olmaz mı peki? Ben de her derbi olduğunda kendimce bazı totemler geliştiriyorum. En son oluşturduğum totem ojeler üzerineydi! Siyah ve beyaz boyadım tırnaklarımı. Nail-artla uğraşacak kadar sabrım, vaktim ve yeteneğim olmadığından sadece renklendirmekle kaldım tabii. :))

Siyah oje olarak Flormar 313 no'lu rengi tercih ettim. (Sanırım bittikçe sürekli yenisini aldığım, vazgeçemediğim ojelerden biri. :)) Beyaz için ise, evdeki tek mat beyaz ojem olan (nereden geldiğini, nereden alındığını hiç ama hiç hatırlamıyorum) Any markalı 25 no'lu ojeyi kullandım. İşin ilginci Any markalı oje nerdeyse hiç koku vermezken, Flormar'ın kokusu ciğerlerime işledi resmen. Son zamanlarda Flormar ojelerin kokusuna karşı oldukça duyarlı olmaya başladım. Umarım bir an önce geçer, çünkü ojelerimin çoğunu bu marka oluşturuyor. :)



Ve totem tuttu mu derseniz? Az kaldı tutuyordu! Sanırım beyaz rengi az kullandığım için beraberlik ile sonuçlandı maç. :P Bir sonraki derbide işaret parmağımı da beyaza boyayacağım!

Sevgiyle kalın!

Ne Olacak Benim Bu Yeşil Aşkım ?

29 Ekim 2013 Salı
Uzun zamandır post girmediğim için, malum oje postlarım da birikmiş oldu aslında. Son zamanlarda yeşil aşkım kabardı. O yüzden aldım en sevdiğim 2 yeşil ojeyi, birleştirdim, bir arada kullandım.

İşte kullandığım ojeler...


Markası "Rapsodi" her 2 ojenin de. Nereden buldun bu markayı yahu, hiç duymadım diyebilirsiniz. Marka konusunda çok büyük takıntım yok oje konusunda. Beğendiğim renk gördüm mü, atlıyorum hemen. :) Bu ojeleri Bakırköy'deki bir mağazadan aldım. Mağazanın bir adı yok mu derseniz, adını bilemiyorum şimdi. (Hatırlamıyorum desek de olur. :)) Ama yerini tarif etmem gerekirse, Zeytinburnu'na giden minibüslerin hemen karşısında, çoğunlukla züccaciye satan bir mağaza burası. Yine de bir çok yerde bulabilirsiniz bence. Adet fiyatı da 1 TL.


Amannn 1 TL lik ojeden ne hayır gelir demeyin, gerçekten sürerken de çok rahat sürdüm, kurumasından da çok memnun kaldım. Tırnakta duruşunu da (renk bakımından) çok sevdim. Bulaşık yıkamadığınız sürece 4-5 gün sıyrılmadan kullanabilirsiniz hatta!

Bir tanesi simli yeşil ojelerin, numarası 358.
Diğeri ne yeşili ? Adını tam olarak bilmiyorum, mavi-yeşil bir renk sanki. Elde siyah-yeşil-mavi gibi duruyor. Petrol yeşili mi diyorlar buna? Gerçekten bilmiyorum ama rengine vuruldum! Bunun da numarası 350! Benim favorim, bitince hemen yeniden alıcam. Çünkü bu gidişle yakın zamanda tükenecek gibi. :)

Yeşil severlere güzel alternatifler bence ;)
Sevgiyle kalın.

Yaz Mevsimi : Oje Temizliği

8 Temmuz 2013 Pazartesi

Malum yaz gelince ( gerçi bizim anneler bahar yapar ama! ) ben de ufaktan temizlik yapayım dedim. Tüm ojelerimi elden geçirdim. O kadar eski zamanlardan kalma ojeler buldum ki, şaşırdım kaldım. Artık ne kadar uzun zamandır kontrol etmemişsem onları! Ancak şunu farkettim ki, bir çoğu hala normal, hiç koyulaşmamış, topak topak olmuyor sürerken. Ama resimde de görmüş olacağınız gibi bazılarında "çökme" meydana gelmiş. Elimde sallayınca, azcık sağa sola kaydırınca düzeliyor ama! Sanırım ojelerin ölmemiş olmalarını bir çoğunu buzdolabında saklıyor olmama bağlamalıyım. =)

Bu gördükleriniz, o kutu içinden sağlam çıkamayanlar. Judi markalı ojelerin bir çoğu ölmüştü. Nereden, ne zaman alındıklarını bile hatırlamıyorum o derece ama. =)

Şurdaki Golden Rose 2000 numaralı mavi ojenin bozulmuş olmasına çok üzüldüm mesela. Çok severek kullandığım bir oje ve renkti. Ama öyle bir koyulaşmıştı ki, ele sürmek imkansız hala gelmişti.

Biten ojelerimin hala duruyor olmasına ne demeli peki? Resimde görülen 3 adet parlatıcı (renksiz) oje mevcut ve içlerinde yok denecek kadar az oje var. Ne demeye onları bugüne kadar saklamışım, cidden ben de merak ediyorum. :)
Bunlar ise o kutudan sağlam bir şekilde kurtulanlar. Böyle yukarıdan çektim, markaları falan gözükmüyor biliyorum ama zaten zamanla hepsini sürüp anlatacağım için ( bendeki bu post girme tembelliği varken, uzun bir zaman demek oluyor tabi bu :)) göstermedim kasıtlı olarak. :) Ama şunu söyleyebilirim ki, sağlam çıkan ojelerin markaları çoğunlukla Flormar ve Linette. Linette'yi bilmeyen olabilir, bilmem kaç yıl önce Amerikadan alınmıştı. Türkiye de var mı yok mu hiç bi fikrim yok ama bugüne kadar sağlam kalmış olmaları çok da kötü bir marka olmadığını anlatıyor bence. :)

İşte kısacası böylece biten / koyulaşan ojelerim gitti, geriye sağlamlar kaldı. Bir oje temizliği de böylece sona erdi. =)

Sevgiyle kalın.

Haftaya Renkli Bir Başlangıç

28 Mayıs 2013 Salı
Haftaya renkli bir başlangıç yapayım dedim ve tırnaklarımı renklendirdim. Nail-art yapamayacak kadar beceriksiz olduğum için düz düz sürdüm ojeyi yani. Öyle ahım şahım bir şey beklemeyin benden. =)

Kullandığım oje Natty markalı bir oje. Şişenin üzerindeki etikette 370 numara yazıyorken, şişenin altında 6 numara yazıyor. Hangisi bu ojenin numarası cidden bilmiyorum. Bilen varsa, ya da gerçekten hangisine bakmam gerektiğini bilen varsa lütfen beni de bilgilendirsin.

Ojenin rengi pembe. Birazcık çingene pembesi gibi, birazcık bordomsu gibi. Şişesinde daha koyu bir renk, ancak tırnağa sürünce daha açık bir pembe oluyor. Fırçasını pek sevmedim, sürerken çok yayılıyor. Bu nedenle ojeyi sürmekte çok zorlandım, hep taşırdım. =) Zaten resimlerden de anlarsınız!

Belki bu ojeyi Nail-Art yapanlar süsleme amaçlı kullanabilir. Rengi hoş durur gibime geliyor. =)

Oje çıkmasın, bari birazcık sıyrılmadan tırnağımda kalsın diye de üzerine "koruyucu" maksadında Elanor 400 kullandım. Şeffaf Oje. =) Ancak umduğumu bulamadım ve bismillah 3.günün sabahı sıyrılmış durumdaydı ojelerim. :/

Natty oje yeni değil. Evde buldum. Belki de annemden tırıkladığım ojelerden biri olabilir. Bu sebeple fiyatını bilemiyorum. Ancak nette ufak bir araştırma yaptım ve birçok kişinin bu ojeyi denediğini gördüm. Yani bilindik bir markaymış. Dolayısıyla fiyatını da kolayca bulabilirsiniz gibime geliyor. =)

Elanor oje ise daha önceki yazılarda bahsettiğim gibi Leydi Kozmetiğe ait bir ürün ve Bakırköy Cumartesi Pazarında 3 tanesini 2 TL ye alma şansınız mevcut. Ben bu sebeple bir çok rengini topladım. Ucuz oje arayanlara tavsiyemdir ancak kokusu biraz ağır. Sürerken azıcık nefesinizi tutmanız gerekebiliyor. =)

Sevgiler


Tırnaklarda da Güneş Açar :)

19 Mayıs 2013 Pazar
Havalar bir kapatıp bir açıyordu derken sanırım artık tam anlamıyla yaz gelmeye başladı. Dışarısı terletmeye, yorganlar atılmaya, incecik örtüler kullanılmaya başlandı, sandalet giyenler çoğaldı. Sanırım ben de havanın bu haline kandım ve tırnaklarımda güneş açtırdım. :))

Bu ojeyi ilk defa kullandım ama rengine resmen bayıldım. Sanırım bundan sonra yaz aylarında oldukça tercih edeceğim bir renk olacak ama biraz riskli.


Burada flaşlı çekim yaptım daha iyi anlaşılsın rengi diye :)

Riski renginden daha çok sürme aşamasında! Çünkü tırnaklarınızdaki tüm kusurları gösterebilecek bir oje. Kusur derken, taşırdınız diyelim ya da çok düzgün süremediniz, hemencecik belli oluyor. Ya da manikür zamanınız geldi, oje bile kurtaramıyor sizi bu durumdan.

Ayrıca sürme işi de oldukça önemli. Eğer düzgün sürmeyi beceremezseniz dalga dalga bir görüntü elde edebiliyorsunuz ve hoş durmuyor. O yüzden tırnaklarınız iyi haldeyken ve çok dikkatli bir şekilde sürmenizde fayda var bence. Yoksa benim gibi beceremezseniz, işte tüm bu durumlarla karşı karşıya kalıyorsunuz. :) Ben de bir dahakine daha dikkatli sürmeye dikkat edicem.

Bahsettiğim oje Golden Rose Sarı! Şişesinin altında 44 yazıyor ama etiketinde 209 var. Hangisi gerçek ve doğru numarası bilmiyorum. Ben CarrefourSa'dan 1.30 TL'ye aldım. (Golden Rose oje merakım devam ediyor!)

Sadece sarı rengi sürmekle kalmadım bide üzerine kalpler kondurdum. :)) Gerçi sadece 2 tırnağımda kullandım ama hoş oldu bence. Bu bahsettiğim oje de Chissa markalı bir oje. Şişenin altında numara olarak 24 yazıyor. Bunu da Cumartesi Bakırköy Pazarından 0.75 TL ye edindim. Görür görmez benim olmalısın dedim ve atladım ojenin üzerine. :)
Sürmesi pek kolay değil. Çünkü kalpleri fırçaya almak oldukça zor. Fırçayla resmen oje içinde kalp almaya çalışmaktan helak oldum. Ayrıca kokusu da oldukça ağır geldi bana. Çok fazla solumamak gerekli diye düşünüyorum. Yine de böyle arada bir tırnak üzerinde hoş görüntüler elde etmek için kullanılabilir. :)

Not: Resimleri daha detaylı ve büyük görmek için üzerine tıklayabilirsiniz ama tırnaklarımdaki kusurları görmezden gelin! :)

Sevgiyle kalın.

Öyle bir oje seçtim ki!

8 Mayıs 2013 Çarşamba
Bu sefer sürmek için öyle bir oje seçmişim ki oje neredeyse yok! Rengi yok yani. :) Sürmesem de aynı şekilde duruyor tırnaklarım. Oysa benim hayallerim hiç böyle değildi. Hafif sedefli yapısı sayesinde böyle hoş bir nüans olacaktı tırnaklarımda. Böyle olur diye bekliyordum. Tüm hayallerim suya düştü. Hayal kırıklığı kötü şey. :(

Bahsettiğim oje 93 numaralı Flormar Plus+ Quartz.
Bu oje bence ya French yapılırken ya da hani böyle küçük çocuklar tırnaklarını yemesin diye parlatıcı gibi dursun maksadıyla kullanılabilir diye düşünüyorum. Belki de gerçek amacı budur ama ben cahilliğimden bilmiyorumdur. Eğer böyle birşey varsa biri bana söylesin de ben de öğreneyim. :)

Sanırım Plus+ olduğundan daha çabuk kurudu tırnaklarımda ama. Gerçi görünmediği için kuruma süresini de ölçmek ne kadar mantıklı o konuda da şüphelerim var.
Benim istediğim duruşu bir iki ton koyusu sağlayabilir belki ama bunun sağlamadığı kesin. Kısa tırnakta daha belirgin. (yani en azından sanki oje sürmüşsünüz gibi) Ancak uzun tırnakta hiçbir belirliliği yok! Ona göre tercih edilmeli.

Sevgiyle kalın.

Kurtarıcı Oje: Elanor 403!

24 Nisan 2013 Çarşamba
Evet, bu renge görüntü kurtarıcı demeyi tercih ediyorum ve uygun buluyorum. Çünkü sanki ojesiz bakımsız duran tırnakları ( evet, bu da benim görüşüm ) sadece bir kat uygulamakla anında bakımlı bir havaya sokabiliyor. Eğer aceleniz varsa, tırnaklarınıza çok fazla zaman ayıramayacak durumdaysanız ya da bahar yorgunluğu benim gibi sizi de vurup, tembellik hoşunuza gider haldeyseniz, bu durumda 5 dakika içinde mis gibi, bakımlı görüntüsü veren tırnaklara sahip olma şansınız mevcut bu renk ile! Kısacası yaptığımız iş biraz kamuflaj! :) (Ojeyi pazarlar gibi hissettim kendimi!)

Böyle bakınca ojenin rengi beyaz gibi duruyor değil mi? Aslında beyaz değil, basbaya gri! Ama ele sürünce beyaza dönüyor sedefli olduğu için. Son resmi biraz daha yakından çektim belki gri olduğu anlaşılabilir diye ama gene de beyazımsı durmuş. :) Uzun tırnakta güzel durduğunu düşünüyorum!
Bol bol resimledim tırnaklarımı rengini belli etmek için. Ne kadar başarılı oldum bilemiyorum ama rengi aynen şişesinde gördüğünüz üzere gri. Markası Elanor. (benim yeni favori markalarımdan biri) Leydi kozmetiğe ait bir ürün ve gerçekten kullanım açısından çok memnun kaldım. Bir kere fırçasının uzunluğu benim elime (ki parmaklarım uzun maşallah :P) gayet iyi geliyor, sürmesi çok rahat, bazı oje topaklanıp kalabiliyor (öylesine de rastladım :( ) ama bunda hiç öyle bir sorun yok, yağ gibi akıp kayıyor maşallah. Tek kat kullandığım için de çabuk kurudu elimde. Ayrıca ojeyi sildikten sonra da tırnaklarımda ne bir sızıntı ne bir ağrı yoktu. Daha önce sildikten sonra ellerimi sızım sızım sızlatan ojelere de denk geldiğim için, artık bu konu da benim için yeni bir takıntı oldu!
Şu 3.resim flaş açıkken çekilmiş hali. Ondan öyle üstüne nur inmiş gibi duruyor. :) Ojenin numarası 403. Bugüne dek kullandığım tüm Leydi kozmetik ojelerinden memnun kaldım. Üstelik 3 tanesini 2 TL'ye alarak bir sürü renk edinme fırsatım da oldu. :) Nereden aldın derseniz de: Tabiki de Bakırköy Cumartesi pazarı! :)) Ancak eğer internette Leydi kozmetik diye aratırsanız, sanıyorum ki tüm satış noktalarını bulabilirsiniz.

Sevgiyle kalın.
3k