Haftaya Renkli Bir Başlangıç

28 Mayıs 2013 Salı
Haftaya renkli bir başlangıç yapayım dedim ve tırnaklarımı renklendirdim. Nail-art yapamayacak kadar beceriksiz olduğum için düz düz sürdüm ojeyi yani. Öyle ahım şahım bir şey beklemeyin benden. =)

Kullandığım oje Natty markalı bir oje. Şişenin üzerindeki etikette 370 numara yazıyorken, şişenin altında 6 numara yazıyor. Hangisi bu ojenin numarası cidden bilmiyorum. Bilen varsa, ya da gerçekten hangisine bakmam gerektiğini bilen varsa lütfen beni de bilgilendirsin.

Ojenin rengi pembe. Birazcık çingene pembesi gibi, birazcık bordomsu gibi. Şişesinde daha koyu bir renk, ancak tırnağa sürünce daha açık bir pembe oluyor. Fırçasını pek sevmedim, sürerken çok yayılıyor. Bu nedenle ojeyi sürmekte çok zorlandım, hep taşırdım. =) Zaten resimlerden de anlarsınız!

Belki bu ojeyi Nail-Art yapanlar süsleme amaçlı kullanabilir. Rengi hoş durur gibime geliyor. =)

Oje çıkmasın, bari birazcık sıyrılmadan tırnağımda kalsın diye de üzerine "koruyucu" maksadında Elanor 400 kullandım. Şeffaf Oje. =) Ancak umduğumu bulamadım ve bismillah 3.günün sabahı sıyrılmış durumdaydı ojelerim. :/

Natty oje yeni değil. Evde buldum. Belki de annemden tırıkladığım ojelerden biri olabilir. Bu sebeple fiyatını bilemiyorum. Ancak nette ufak bir araştırma yaptım ve birçok kişinin bu ojeyi denediğini gördüm. Yani bilindik bir markaymış. Dolayısıyla fiyatını da kolayca bulabilirsiniz gibime geliyor. =)

Elanor oje ise daha önceki yazılarda bahsettiğim gibi Leydi Kozmetiğe ait bir ürün ve Bakırköy Cumartesi Pazarında 3 tanesini 2 TL ye alma şansınız mevcut. Ben bu sebeple bir çok rengini topladım. Ucuz oje arayanlara tavsiyemdir ancak kokusu biraz ağır. Sürerken azıcık nefesinizi tutmanız gerekebiliyor. =)

Sevgiler


Denedim: Avon Deep Pore Cleansing Scrub

26 Mayıs 2013 Pazar
En son bahsettiğim Avon Maske ile birlikte hediye gelmişti bana. İkisi de birlikte kullanılınca daha iyi etki ediyormuş denmişti . Ben de işte başladım kullanmaya. =)


Ürün resimde de anlaşılacağı üzere 125 ml'lik bir tüp içerisinde.

Kıvamı Nasıl ?
Yine diş macunu ya da ondan bir tık daha koyu gibi. Her ne kadar resimde gösterememiş olsam da içinde mavi minik granüller var.

Nasıl Kullandım ?
Islattığım yüzüme masaj yaparak sürdüm. Bu işlemi yaparken göz çevreme çok fazla yaklaşmadım. Sürme işlemi bittikten sonra ılık su ile iyice duruladım. Şu anlık gün aşırı kullanıyorum.

Vaatleri Nelermiş ?
Arındırıcı peeling, aşırı yağ oluşumunu kontrol etmeye yardım eden bileşenlerle formüle edilmiştir. Cildi temizler ve ferah bir his bırakır. - Genelde akneye meyilli ciltler için tavsiye ediliyor.

Ben Ne Sonuç Aldım?
Uzun zamandır kullanmıyorum, o yüzden yaklaşık olarak 1.5-2 haftalık etkisinden bahsedeceğim. Cildimde kızarma, yanma, tahriş gibi bir yan etkisi olmadı. Yüzümü duruladıktan sonra Clean&Clear kadar ferahlık sağlamadı. Onun mentollü yapısı yüzünden yüzüme serinlik geliyordu, (ama onun dışında hiçbir faydasını görememiştim!) bunda ise öyle çok fazla bir serinlik hissetmedim. Yaklaşık olarak 1.5-2 saat cildim yağsız kaldı, daha sonra da normal yağ seviyesinde devam etti. Aşırı bir yağlanmaya sebep olmadı. 

Maske ile açılmış gözeneklerimde sanki temizlik olmaya başladı gibi. Ama tabiki hemen mucize beklemiyorum, hala bir sürü siyah noktam olduğu yerde duruyor malesef. Belki uzun süreli kullanım sonucunda onlar da tamamen ortadan kalkar.

Uyarılar / Tavsiyelerim:
Yüzünüzü durularken yine soğuk su kullanmayın diyorum, ben yine o hataya düştüm ve yine yüzüme iğneler batıyor gibi acı hissettim. Bu yüzden yüz durulamada ılık suyu tercih edin.

Ayrıca kuru ciltler için çok fazla öneremem sanırım. Çünkü pul pul dökülmeye sebebiyet verebilir gibi. Eğer kuru cilde sahip biri kullanacaksa haftada 1 ya da max 2 defa kullanmalı diye düşünüyorum. Bana göre ürün daha çok karma ve yağlı ciltler için uygun.

Bir Daha Alır Mıyım?
Aslında kararsızım, şu anlık iyi gibi duruyor ama gerçekten de uzun vadeli sonucunu görmek istiyorum. Ayrıca içinde "Paraben" içeriyor, bu da birazcık kafamı kurcalıyor. Yani keşke içinde paraben olmasaydı. =(

Fiyatı Ne Kadar?
Hediye olduğu için fiyatını kesin olarak bilmiyorum ancak 10-15 TL arasında değişiyor sanırım.

Sevgiler

Şah Mat

25 Mayıs 2013 Cumartesi

Resmen ba-yıl-dım! Çok beğendim, çok sürüklendim, çok merakta kaldım, hemencecik bitiriverdim. Yaladım yuttum. =)

Cinayet-suç romanlarından hoşlananlar için harika bir seçim.
Benim gibi CSI:NY tarzı dizilerden hoşlananlar için harika bir seçim!
Bulmaca çözmeyi sevenler için harika bir seçim.
Bir solukta kitap okumaktan hoşlanan için harika bir seçim.
Okuyun, okuyun, okuyun.. =)

Gerçekten çok güzel kurgulanmış. Okurken hiç sıkmıyor ve sizi hep bir merakta bırakıyor. Tam olaylar çözüldü diyorsunuz, derken hoppala birden yeni şeyler oluşuyor. Sonucu neye varacak diye sürekli düşünüyor, bir yandan da kendi kafanızda çözmeye çalışıyorsunuz. =)

Bölümler yaklaşık 1-2 sayfada bir. Bu nedenle okumak da daha kolay ve rahat. Kafanız hiç karışmıyor. Çok fazla öylee bir sürü gereksiz karakter kullanılmamış. Bu da yine akılda kalması ve olayları birbirine bağlamada size yardımcı oluyor. 

Arka kapağında şöyle bir yazısı mevcut:

"Her bir hamlenin bir insan hayatının kaybolmasına sebep olduğu umutsuz bir satranç maçı.

Suç psikiyatrisi olarak polise destek vermekte olan Claps'in suçluların davranış profilini inceleyerek olası şüphelileri tespit etmek gibi çetin bir görevi vardır. Ancak bu sefer ortadaki cinayet hiç de basit değildir. Karşısında acımasız, kararlı, unutulmak istemeyen ve şehrin korkulu rüyası olmayı amaçlayan bir seri katil vardır. Çözüm hep avuç içinde gibidir ama bir türlü ulaşılamamaktadır, aşılan her bir basamak katilin ininin derinliklerine dalmaktan başka bir işe yaramaz."

Sevgiler

Denedim: Avon Clear Pore Thermal Mask

24 Mayıs 2013 Cuma
Hayatımda ilk defa doğru düzgün düzenli bir şekilde maske uygulamaya başladım. Umarım rutini bozup da yine üşenmem. :) Bahsedeceğim ürün Avon'un Clear Pore Thermal Mask isimli ürünü. Bir hediye olarak elime geldi, ben de denemeye kullanmaya başladım. İlk etkilerini de paylaşayım dedim.

Kutusu Nasıl ?
75 ml bir gri tüp içerisinde ürün. Görüldüğü üzere arkasında trilyonlarca yazı yazıyor. :)

Kıvamı Nasıl ?
Diş macunu kıvamında ya da bir tık daha koyusu gibi. :)

Nasıl Kullandım ?
Islattığım yüzüme yavaş yavaş masaj yaparak yedirdim. Yüzümü tamamen kapladı. :) Yaklaşık 15 dk bekledikten sonra bol suyla duruladım. Şu anlık 3 günde bir uygulamaktayım.

Vaatleri Neler ?
Cildi derinlemesine temizler sadece 1 kullanım sonunda ciltteki gözeneklerin temiz hissedilmesine yardım eder.

Ne Sonuç Aldım ?
Yüzümü duruladıktan sonra aynen ilk tepkim şu oldu: "Yok artık benim bu kadar gözeneğim mi varmış!? Tabiki siyah noktalarımda acı bir gerçek olarak iyice yüzüme vuruldu. :)


Dikkat Edilmesi Gerekenler/Uyarılar:
Yüzümü duruladıktan sonra yüzüm pancar gibi kıpkırmızıydı. Anamm noluyor ya dedim ama sonra anladım ki bu gayet normal. Çünkü ürünün adında geçen "Thermal" özelliği mevcut. Yani yüzünüze sürerken ısınıyor, o yüzden sakın korkmayın. Sürerken sıcak gelecek sanki yakıyormuş gibi. :) Ayrıca sabah kalktığımda kızarıklıktan eser kalmamıştı. Bu yüzden gece kullanılmasını tavsiye ederim.

İkinci bir önerim daha var, yüzünüzü yıkarken soğuk su kullanmayın! Ben soğuk suyla duruladım bir keresinde ve yüzüme iğneler batıyormuş gibi acı hissettim. Sanırım maske sıcak, su soğuk olunca ters tepiyor. Ilık su kullanırsanız, böyle bir sorun da yaşamazsınız. :)

Bir Daha Alır mıyım?
Alabilirim, şu an kesin bir şey diyemiyorum. Ürünü bitirdikten sonra gerçekten ne derece etki ettiğini görmek istiyorum. Şu anlık işe yarar gibi görünüyor ama bakalım sonradan değişmez ise. :))

Fiyatı Nedir?
Hediye geldiği için ben satın almadım o yüzden kesin fiyatını bilmiyorum. Ama ufak bir araştırma sonucu gördüm ki fiyatı 6-13 TL arası değişiyor gibi. Yani öyle çok büyük bir meblağ değil!

Sevgiler

Denedim: Clean&Clear Derinlemesine Temizleyici Krem Jel

20 Mayıs 2013 Pazartesi
Özellikle T bölgesi vıcık vıcık yağlı olabilen bir insan olduğumdan son zamanlardaki yeni takıntım bu tarz ürünleri deneyimlemek oldu.

Şimdi bahsedeceğim ürün beni biraz hayal kırıklığına uğratan bir krem jel.


Nasıl bir jel?
Kıvamı bildiğimiz kullandığımız el kremlerinin bir tık koyu hali gibi. İçinde partikül falan yok. Beyaz renkli krem jel.

Nasıl kullanılır?
Islattığım cildime masaj yaparak uyguladım. Daha sonra bol suyla yıkadım. (Ilık su!) Yanma hissettiğim zamanlar oldu. Bu derinlemesine temizlendiğini belirtiyormuş. Benim cildimde belirtemedi ama. :( Haftada 3 defa falan uyguladım.



Vaatleri Nelermiş ?
Ciltteki kiri ve yağı gözenekleri tıkamadan, etkili bir şekilde derinlemesine temizler, siyah nokta oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Cildinizde hissedeceğiniz yanma ve karıncalanma hissi, cildinizin derinlemesine temizlendiğinin belirtisidir. Cildinizi ferah ve taze yapar.

Ben ne sonuç aldım?
Cildimde karıncalanma ve yanma hissettim. Yüzümü yıkadıktan sonra ferahlık hissettim. 1 saat boyunca cildimde yağdan eser kalmadı ama 1-1.5 saat sonra normal yağ oranından daha fazla yağlanma oluştu. Sanırım cildimi yağsız, normal hissettiğim zamanlarda aslında içten içe yağlanmış ve daha sonra da birikmiş hali dışa vurdu. :)

Bir daha alır mıyım?
Sanmıyorum. Yeni ürünler deneyeceğim. Ama ürünleri yarım bırakmaktan hoşlanmadığım için ara sıra gene kullanacağım.

Ne kadar ?
150 ml ürün.
Fiyatı: 10-13 TL arası değişiyor.

Not: Bu şekilde bir ürün anlatımını ilk defa Kontesce'nin sitesinde gördüm ve anlaşılırlık açısından oldukça hoşuma gitti. O yüzden ben de bundan sonra böyle yazmaya gayret edeceğim. :)

Sevgiler

Tırnaklarda da Güneş Açar :)

19 Mayıs 2013 Pazar
Havalar bir kapatıp bir açıyordu derken sanırım artık tam anlamıyla yaz gelmeye başladı. Dışarısı terletmeye, yorganlar atılmaya, incecik örtüler kullanılmaya başlandı, sandalet giyenler çoğaldı. Sanırım ben de havanın bu haline kandım ve tırnaklarımda güneş açtırdım. :))

Bu ojeyi ilk defa kullandım ama rengine resmen bayıldım. Sanırım bundan sonra yaz aylarında oldukça tercih edeceğim bir renk olacak ama biraz riskli.


Burada flaşlı çekim yaptım daha iyi anlaşılsın rengi diye :)

Riski renginden daha çok sürme aşamasında! Çünkü tırnaklarınızdaki tüm kusurları gösterebilecek bir oje. Kusur derken, taşırdınız diyelim ya da çok düzgün süremediniz, hemencecik belli oluyor. Ya da manikür zamanınız geldi, oje bile kurtaramıyor sizi bu durumdan.

Ayrıca sürme işi de oldukça önemli. Eğer düzgün sürmeyi beceremezseniz dalga dalga bir görüntü elde edebiliyorsunuz ve hoş durmuyor. O yüzden tırnaklarınız iyi haldeyken ve çok dikkatli bir şekilde sürmenizde fayda var bence. Yoksa benim gibi beceremezseniz, işte tüm bu durumlarla karşı karşıya kalıyorsunuz. :) Ben de bir dahakine daha dikkatli sürmeye dikkat edicem.

Bahsettiğim oje Golden Rose Sarı! Şişesinin altında 44 yazıyor ama etiketinde 209 var. Hangisi gerçek ve doğru numarası bilmiyorum. Ben CarrefourSa'dan 1.30 TL'ye aldım. (Golden Rose oje merakım devam ediyor!)

Sadece sarı rengi sürmekle kalmadım bide üzerine kalpler kondurdum. :)) Gerçi sadece 2 tırnağımda kullandım ama hoş oldu bence. Bu bahsettiğim oje de Chissa markalı bir oje. Şişenin altında numara olarak 24 yazıyor. Bunu da Cumartesi Bakırköy Pazarından 0.75 TL ye edindim. Görür görmez benim olmalısın dedim ve atladım ojenin üzerine. :)
Sürmesi pek kolay değil. Çünkü kalpleri fırçaya almak oldukça zor. Fırçayla resmen oje içinde kalp almaya çalışmaktan helak oldum. Ayrıca kokusu da oldukça ağır geldi bana. Çok fazla solumamak gerekli diye düşünüyorum. Yine de böyle arada bir tırnak üzerinde hoş görüntüler elde etmek için kullanılabilir. :)

Not: Resimleri daha detaylı ve büyük görmek için üzerine tıklayabilirsiniz ama tırnaklarımdaki kusurları görmezden gelin! :)

Sevgiyle kalın.

Ayrı Hayatlar

Sonunda bitti! Başlayalı neredeyse 2 ay oldu ve sonunda bitti! Bu kadar geç bitmesinde işlerimin yoğunluğu da sebepti ama en büyük nedeni kitaptı. Beğenemedim, beni çok sarmadı, sevemedim.

Bölümler uzun yazılmış, "zaman" kavramı bir ileri bir geri yapıyor ve bizim YeşilÇam yanında halt yemiş! O derece olaylar olaylar :)) Böyle olunca da bana pek hitap etmedi açıkçası.

Kitap yorumlarında konuyu anlatmayın, bize merak edicek bir şey kalsın diyen okurlar olduğundan dolayı ben de konuya dalmadan sadece arka kapağı ve ön sayfasından ufacık bir paragraf paylaşmak istiyorum:

Ön sayfasında şöyle bir yazı mevcut:

"...Ayrı Hayatlar, şefkatli ama bir o kadar da korkusuz bir dürüstlük ve esprili ve zeki bir üslupla okuyuculara, aile bireylerini sonsuza kadar birbirine bağlayan yanılgıları, inkarları ve kaçınılmaz gerçekleriyle. McKotch ailesini yakından inceleme fırsatı veriyor."

Arka kapakta yapılan yorumlardan bazıları ise şu şekilde:

"Bu kayda değer romanın merkezindeki rahatsızlık, insanlık hallerinin ta kendisini anlatıyor. Jennifer Haigh, kıvrak zekasıyla hayat verdiği karakterlerin, kalpleri ve zihinlerini derinden kavrayarak bir ailenin sorunlu geçmişinin yayılarak genişleyen, duygusal olarak bizleri saran bir dökümünü çıkarmış."

"Eserlerinde zamanla mizah, zarafet ve edebi aşk imzasıyla sivrilen Jennifer Haigh hep kaçmaya can atıp yine de, tekrar ve tekrar geri döndüğümüz, tutku ve eylemlerimizin arapsaçına dönüp bize şekil verdiği aile kavramını irdeliyor. Ayrı Hayatlar gerçekçi, merak uyandıran ve dokunaklı bir roman."

Dokunaklı denmiş ama son zamanlarda ne kadar sulu göz olduğumu düşünürsek, bu kitapta ağlamadıysam pek de dokunaklı değilmiş sanırım. :)

Yazar ödül almış bu arada bunu da dikkate almak gerekebilir kitabı okurken. :)

Kitabı okumak isteyen (almak isteyen) olursa da bana başvurabilir. 2 TL gibi bir fiyata satmayı planlıyorum. Keza okunacak bir sürü kitap biriktirdim. :)

Sevgiler

Mini Tavsiye: Gratis Törpü

18 Mayıs 2013 Cumartesi
Geçen gün oturmuş sıkıntıdan tüm kozmetik kataloglarını karıştırıp duruyordum. Derken oldukça uygun bir fiyat dikkatimi çekti. Ve fiyatın bu törpüye ait olduğunu gördüm. Fiyatı sadece 2 TL'ydi! 

Ertesi gün hazır dışarıda ve Gratis yakınındayken de Gratis'e giriverdim ve hemen bu törpüye sahip oldum. 2 TL verilen şey ne kadar iyi olabilir ki diye düşünmedin mi derseniz, evet en başta düşünmüştüm ama daha sonra bu düşüncem silindi gitti. :)) Çünkü törpüye ba-yıl-dım!

Bir kere minnacık. (Bu ne biçim minnacık anlayışı demeyin, daha önce kazulet gibilerini de kullandım. :D) Boyutu iyice anlaşılsın diye elimin içinde fotoğrafladım. Özellikle küçük makyaj çantası içinde taşımak için çok uygun bir boyutta. Seyahatlerimde mutlaka yanımda olacağı kesin yani. :)

Ayrıca daha önce böyle en ufak bir hareketimde kıvır kıvır oynayan incecik törpüler de kullanıp, onlardan nefret ettiğim için bu ilaç gibi geldi. Sertliğini çok sevdim. Kullanırken hiçbir şekilde kımıldamıyor, öylesine güzel ve sert yani. :)

Üzerinde resimde de görebileceğiniz melekler var. Ben beyaz rengini tercih ettim ama birde sarıya çalan rengi var. Benden size minik bir tavsiye: Törpüsüz durmaya değmez, bu fiyata bu törpü kaçmaz. :))

Sevgiler

***** Kozmedshop.com işbirliği ile 15 kişiye Hediye *****


***** Kozmedshop.com işbirliği ile 15 kişiye Hediye *****


!!! ÇEKİLİŞE YENİ 3 ÜRÜN DAHA EKLENDİ. BU , TAM 15 KİŞİ KAZANACAK DEMEK :) !!!


Merhaba ;

Yeni bir çekilişimiz var.

Bu kez tam 12 kişiye hediye vereceğiz kozmedshop.com işbirliği ile

Ürünler kozmetik, dermokozmetik ve makyaj kategorisinde






Ürünleri incelemek için aşağıdaki linklere tıklamanız yeterli



      Jane Iredale
      Nvey Eco

      Max Factor
      Maybelline
     Dermokil
     Cumlaude Lab
       Organix
    Golden Rose
     Deborah
    Nelly




Çekilişin şartları bir öncekiyle aynı
.
Blogumun izleyicisi olmak ve  bu çekiliş yazısını kopyalayarak blogunuzda paylaşmak. 
( link değil, tüm  yazının olduğu gibi paylaşılması gerekiyor ) 

Aşağıya da yorum olarak mail adresinizle birlikte bırakmanız yeterli.

Twitter facebook paylaşımı yapmaya gerek yok

Çekiliş sadece blog sahiplerine açık


8 Haziran son katılım tarihidir
Gönderim firmaya aittir


Read more( Daha fazlası için): http://www.bakimblog.com/2013/05/kozmedshopcom-isbirligi-ile-12-kisiye.html#ixzz2TdsrfDrZ
Follow us: @bakimliblog on Twitter | BakimliyimBakimlisinBakimli on Facebook

Gri Tonlarına Geri Dönüş

17 Mayıs 2013 Cuma
Havalar tam güzelleşti derken, birden bire çat diye gene kararıverdi bizim buralar, yağmur falan yağdı, hatta gece yorganlar yine kullanıldı. Hal böyle olunca da tırnaklarımdaki cırt nar çiçeği rengi silindi, yerine havaya ve dolayısıyla ben de yarattığı ruh haline göre gir ojeler sürüldü. :)

Daha önce de yine gri renkte bir oje için post yazmıştım. İncelemek için TIK TIK - O bahsettiğim oje daha çok beyaza çalan bir renkti ve benim özellikle üşendiğim zamanlardaki kurtarıcı ojemdi. :)
Bu seferki ise daha koyu bir gri! Yine sedefli (sanırım sedefli oje hastalığına tutuldum) ama bu sefer beyaza çalmıyor, bu basbaya gri gibi duruyor. :)
Eğer ışığın altında çok durursanız, yani demek istediğim güneşli bir ortamda bulunduğunuzu farzedelim, o zaman bazen böyle hafif oyunlar yapıp yine beyaza çalabiliyor rengi. Ama diğer bahsettiğim oje gibi her zaman beyazsımsı durmuyor!
Bahsettiğim oje Yasmina isimli bir oje. Numarasını bilmiyorum, üzerinde bulamadım. (pff) Arkasında sanki Arapça yazılar var, dolayısıyla ülkemizde satılıyor mu onu bile bilmiyorum. Belki de babamın zamanında yurtdışından getirdiği ojelerden biri de olabilir. Emin değilim. Yeni alınmış değil, basbaya fii tarihinden kalma bir eser resmen. :) Buzdolabında buldum, sanırım dolapta sakladığım için de kurumamıştı. Kurumayı bırakın hani böyle ağdalaşır gibi olur, koyulaşır ojeler, hiç öyle bir şey bile yoktu. Fıstık gibi sürdüm, kaymak gibi oldu. :))
Bu markayı nereden bulabilirsiniz hiç bilmiyorum, dolayısıyla fiyatı konusunda da hiçbir fikrim yok. Ama kesinlikle tavsiye edeceğim bir ojedir. Hem sürüşü, hem rengi, hem de kalıcılığı benim açımdan geçer not aldı.

Not: Resimleri daha büyük görebilmek için üzerine tıklayınn. :))

Sevgiler

BOMBA YAZ ÇEKİLİŞİ! Kozmopoli.com Çekilişini Kaçırmayın!


kozmopoli,blog hediye çekilişi




BU ÇEKİLİŞE KATILMADAN YAZ TATİLİNE ÇIKMAYIN !



İşte sizler için bomba bir çekiliş! 
Hediye çekilişine katılın, kazanan 8 kişiden 1'i olma fırsatı yakalayın! 

Yaz öncesi hazırlığınızı yapmadan, sizlere birbirinden güzel dermokozmetik markaların güneş kremlerini hediye olarak gelsin istemez misiniz? La Roche PosayMustelaDaylong güneş kremleri sizin olabilir.

Yaz sıcaklığında sizi bunaltan cildinizi içeriğine güven duyabileceğiniz markalarla bakım yapmanın keyfine varın. Makyaj gurularının favorisi olan, su gibi formülü ile Bioderma H2O Makyaj Çıkarıcı Solüsyon 'a hem de 2'li pakette kapınıza kadar bir tıkla gelme şansını neden denemiyorsunuz?

Karma ve yağlı ciltlere, dermatologların önerdiği Bioderma 'nın 2'li Sebum Yüz Yıkama Jeli sizin olabilir.

Ya kaşlarınız, kirpikleriniz ? Dökülmesi canınızı mı sıkıyor ? Türkiye'nin en iyi kozmetik duayeni olan Ayşenur Yazıcı 'nın sitesindeki olumlu yorumlarını gördüğümden beri, Alman kozmetik markası olan M2 'nin yüksek fiyatına rağmen kaş ve kirpik serumlarını merak ediyordum. 355 Lira değerinde olan ve olumlu yorumlarının yüksekliği ile göz dolduran M2 ürünlerini denemek ve keşfetmek hiç bu kadar kolay olmamıştı.

Nuxe Kuru Yağ... Yaz mevsiminin en olmazsa olmaz ürünü. Hem saçlarınıza, hem cildinize kullanabileceğiniz bu kuru yağ, yaz tatilinde valizinize eşlik etsin istiyoruz. O harika kokusu, parfüm kullanmanıza bile gerek bırakmayacak kadar enfes tınıda. 

Bir tıkla kapınıza kadar hiçbir ücret ödemeden sahip olacağınız bu hediyeleri istemez misiniz? 
Kozmopoli.com  sponsporluğunda hazırladığımız bu çekilişimize katılabilirsiniz.

Masmavi Sulara Erken Hazırlık Yapın!



KATILIM ŞARTI ; 

Kozmopoli.com Sitesine Üye Olmak . ( Hemen buradan bir tıkla)

Facebook'ta şu cümleyi aynen yazıp paylaşım yapmanız :  
"Sağlık ve bakım ürünlerinin doğru adresi:  http://www.kozmopoli.com/"

Bu konunun altına üye olduğunuz isim ve facebook duyuru linkinizi (hesap adınızı değil, paylaşım linkinizi) yorum olarak bırakmanız yeterli. 

Ama siz derseniz ki  : 
" Şansım Daha Çok Olsun, Katılım Hakkım Artsın, Bu Hediyeleri Mutlaka İstiyorum " 

O halde ;

 Blogunuzda duyurmanızı çok önemsiyorum. Bu yazımı olduğu gibi paylaşmanız +5 Çekiliş Katılım Hakkı Sağlar
(Link ve resim şeklinde değil, bu konuyu olduğu gibi kopyalayınız)

+  Kozmopoli Facebook ve Miskinkek Facebook Hesaplarını Beğenmeniz +2 Çekiliş Katılım Hakkı

+  Twitter hesabınızdan çekilişimi duyurmanız +1 Çekiliş Katılım Hakkı

+ Google+ Sayfanızdan, çekilişimi duyurmanız +1 Çekiliş Katılım Hakkı


Ekstra haklar için yaptığınız paylaşım linklerini bu konunun altına belirtiniz. Kazanmanız halinde, size ulaşabileceğim aktif olarak kullandığınız mail adresinizi de yazmayı unutmayın.

Daha Çok Paylaşın, Daha Çok Kazanma Şansını Yakalayın !



HEDİYELER :

1. Kazanan :



2. Kazanan 



3. Kazanan



4. Kazanan 


NUXE Huile Prodigieuse Çok Amaçlı Kuru Yağ (Yüz, Vücut, Saçlar, 50 mL)

5. Kazanan



6. Kazanan



7. Kazanan 



8. Kazanan





ÇEKİLİŞE KATILIM SON GÜN : 11 HAZİRAN SALI

KARGO ÜCRETİ FİRMAYA AİTTİR.



Read more: http://miskinkek.blogspot.com/2013/05/kozmopolicom-hediye-cekilis-kampanya.html#ixzz2TXewJwyu

Dirty Girl (2010)

16 Mayıs 2013 Perşembe
Bazı arkaşlar film, kitap vb. hakkında yazılan yorum ve tavsiye postlarının gereksiz ve saçma olduğunu düşünüyormuş. Yani bütün hikayeyi siz burda verdiniz, ee neyini merak edelim de izleyelim, okuyalım diyorlarmış. :) Fikirlerine saygı duyarım ama ben yine de yorumlamaktan vazgeçmeyeceğim sanırım. Çünkü belki filmi daha önceden izleyen biri daha yorumunu yapabilir ve onunla film hakkında konuşabiliriz; ya da herkes benim gibi özetini bilmeden film izlemekten hoşlanmıyor, konu hakkında bir fikri olup da izlemek isteyen de çok fazla insan var. Ben de elimden geldiğince filmin beni nasıl etkilediğinden bahsedip, bir sitede verilmiş özetini yazıyorum zaten. Yani filmi iyice şu dk.sında bu oluyor, of sonu çok bomba gibi çok da fazla detay vermiyorum. Şimdiye kadar verdiysem de affola bundan sonra azaltırım. :) Ayrıca bu şekilde fikirlerimi beyan edebilmek oldukça rahatlatıyor beni. İstediğim konuda yazmaktan da çok mutluyum. Zaten blog edinmemizin amacı da bu değil mi? :)


Tamam bu kadar giriş, anlam ve önem konuşması yeter. Şimdi gelelim en son izlediğim filme. :)
En son izlemek için seçtiğim film 2010 ABD yapımı Dirty Girl. Türkçe adıyla Edepsiz Kız. Ben Türkçe olarak böyle çevirmezdim ama zaten bu film isimlerini neye göre çevirdikleri başlı başına bir olay!

Film hem komedi hem de dram olarak sınıflandırılmış. Gayet yerinde. Biraz küfür içerikli. O yüzden yaşı küçük olanlara pek tavsiye etmem ben. Ancak küfürlerden etkilenmeyeceğini bildiğiniz kişilerle izleyebilirsiniz tabiki. :)

Bu arada sanırım son zamanlarda iyice duygusala bağladım ben! Çünkü bu filmde de yine gözyaşlarımı tutamadım. Ota boka ağlayan mızmız bişey mi oluyorum, ne oluyor amanın! :)

Filmi beğendim ama Ooo süper harika diyemem. Genel kitle beğenir ama sıkılanlar da olabilir diye düşünüyorum. İzleyin görün. ;)

Turkcealtyazi.org sitesinde verilmiş özeti şu şekilde:

"Abe Sylvia'nın yönettiği ''Edepsiz Kız'' (Dirty Girl) filmi, 1987 yılında Oklahoma'da geçiyor.

Juno Temple, Milla Jovovich, William H. Macy, Mary Steenburgen'in rol aldığı filmde aykırı tavırlarıyla okuduğu lisenin ''edepsiz kızı'' olarak yaftalanan Danielle, uyumsuz öğrencilerin bulunduğu sınıfta özel eğitime mahkum edilir.
Filmde, utangaç, eşcinsel eğilimli ve hiçbir arkadaşı olmayan Clarke ile Danielle, bir ev ödevinde bir araya gelir. Clarke ve Danielle, ödev için bir çocuğu temsil eden, Joan adını verdikleri bir ''un paketi''nin isteksiz ve bir o kadar da tuhaf anne babası olurlar. Bu sıradışı aile, asla oldukları gibi görünmelerine izin vermeyen küçük kasabadan kaçarak, Kaliforniya'ya doğru yola koyulur."

Sevgiyle kalın.

Beastly (2011)

14 Mayıs 2013 Salı

Çok sevdim, çok beğendim! Bütün film boyunca biraz daha uzun sürsün, hiç bitmesin istedim! Çok keyif aldım! Son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biriydi!

Aynı isimde bir kitabın da varolduğunu biliyorum. Pegasus yayınevinden çıkmış ve konusu film ile aynı! Büyük ihtimalle kitap daha önce yayınlanmış ve daha sonra da filmi çekilmiştir diye düşünüyorum. Kitabı da daha önceden elime geçseydi kesinlikle okur bitirirdim bir günde. :)

Fantastik ama aynı zaman da romantik! Bir yandan hayatın gerçeklerini gösteriyor, diğer yandan insanın neler yapabileceğini. Bir yandan komedi içeriyor, bir yandan dış görünüş gerçekten önemli midir sorusuna yanıt buluyor. Bazen yerinde olmak istediğimiz insanların aslında bizden daha çirkin ve vasat olduğunu biliyor muydunuz? işte bu soruyu çözüyor film ve bunu harika bir şekilde yapıyor!

Ayrıca How I Met Your Mother dizisinin yıldızı Barney de bu filmde güzel bir role sahip ve çok güzel bir neşe getirmiş filme. :)

Turkcealtyazi.org sitesinde yer alan özeti şu şekilde verilmiş:

"Okulun şımarık, popüler prensi konumunda olan 17 yaşındaki Kyle’ın son hedefi, hakkında büyücü dedikoduları dönen, sıra dışı ve tuhaf sınıf arkadaşı olan Kendra’yı küçük düşürmektir. Kendra, Kyle’ın bu acımasız tutumundan hiç etkilenmese de, ona bir ders vermeye karar verir ve onu, iç dünyası kadar çirkin ve itici bir varlığa dönüştürür. Eğer Kyle, bir yıl içerisinde gerçekten onu sevebilecek birini bulamazsa lanet, ömür boyu sürecektir. Kyle bu kara büyüyü bozmak ve eski haline dönebilmek için gerekli şartı yerine getirmelidir: Kyle’ın bir an önce gerçek aşkı bulması gerekmektedir."


Eğer romantik filmlerden hoşlanıyorsanız kaçırmayın; eğer fantastik filmlerden hoşlanıyorsanız yine kaçırmayın. Eğer ikisini de çok seviyorsanız izleme listenizin ilk sırasında yer alsın!

Sevgiyle kalın!

Yaz yaklaştıkça renkler canlanır! :)

13 Mayıs 2013 Pazartesi
Havalar ısındıkça, güzelleştikçe sürdüğüm oje renkleri de değişmeye daha cırt (artık o da ne demekse! :)) daha renkli, daha canlı bir hal almaya başladı. Bu hafta seçtiğim renk, yanlış bilmiyorsam nar çiçeği dedikleri, giydiğiniz renge göre değişebilen bir pembe-kırmızı-turuncu oje! :)

Golden Rose 94 numaradan bahsediyorum. Golden Rose ojeleri seviyorum sanırım ben yaa, son zamanlarda oldukça tercih ettiğim bir marka oluverdi. Fırçası benim ellerime birazcık kısa geliyor (çoğu arkadaşım boyutundan memnun ama!) ama bunun dışında sürmesinden de, kurumasından da, kalıcılığından da memnunum. Yani eğer benim gibi elinizi bulaşık yıkamaya sürmüyorsanız çok rahat 5 gün falan soyulmadan gidiyor. Bu ojeyi de yanlış hatırlamıyorsam CarrefourSA dan 1.30 TL gibi bir fiyata almıştım. :)

Resimlerde oje tek kat sürülmüş halde. Ben genelde 2.katı sürmeyi pek sevmiyorum sanki böyle tırnaklarım çok sertleşiyor, kaskatı oluyor gibi hissediyorum 2.katı sürünce. (Daha büyük halini görmek için resmin üstüne tıklamanız yeterli.)
Bu arada takip ettiğim bloglardan birinde okuduğuma göre "uzun tırnak" cool ve elegant olmak için çok yanlış bir tercihmiş. Tırnaklarınız mümkünse kısa kesilmiş olacakmış. Bu durumda sanırım ben hiçbir zaman cool kavramı içinde olamayacağım. Çünkü tırnaklarımı dibinden kesmekten çok haz etmiyorum. Bana göre tırnak dediğin ne öyle aşırı uzun olacak ne de kısacık olacak. :) Çok uzunu cadı tırnağı gibi oluyor, kısası da ne biliyim sevemiyorum. Gerçi tercih meselesi!

Sevgiyle kalın.

You Don't Mess with the Zohan (2008)


Türkçe adı: Zohan'a Bulaşma

Aksiyon, komedi, dram olarak sınıflandırılmış olan film bana sorarsanız komedi ve +18 arasında gidip gelir. O kadar çok +18 yakıştırma ve betimleme var ki bir noktadan sonra dayanılmaz hale geliyor ve Öööö oluyor insan. Bunu dikkate alarak izlemenizde fayda var. ;)

Başrolünde Adam Sandler var; zaten ona kanıp izlemek istedim. Ama ıhh bu Adam Sandler filmini beğenmedim! Yani tamam Adam Sandler gene oyunculuğunu konuşturmuş ama o da kurtarmamış bence filmi. Çok zorlama olmuş ve bazı yerleri o kadar yapmacık ki sizi güldürmek yerine insana "öff bunun neresi komik yaa" dedirtiyor.

Filmde Adam Sandler resmen bir Arnold Schwarzenegger havasında. Bu havaya tam olarak sokmuşlar onu ama işte bu karakter üzerine kurulu komedi nereye kadar gidebilir ki? 

Bütün olay aslında İsrail ve Filistin arasındaki anlaşmazlıkları konu alıyor. Barışmaları konusunda olumlu ve yapıcı mesajlar veriyor. Bu yönüyle artı alabilir. Irkçılık iyi bir şey değil, bu vurgu üzerinde duruyor. :)

Kadın başrol oyuncusu Emmanuelle Sophie Anne Chriqui ve ben bu kadını görünce direkt ben de The Vampire Diaries kadın başrol oyuncusu Nina Dobrev'i hatırlattı. Bence oldukça birbirlerine benziyorlar. Eğer The Vampire Diaries de böyle ikiz kardeş falan gerekirse, ya da birbirilerine çok benzeyen kuzen falan bu durumda kesinlikle oyuncuları bu olmalı!

Turkcealtyazi.org sitesinde yer alan özeti şu şekilde verilmiş:

"Adam Sandler, hayallerinin peşinden gidip New York’ta kuaför olabilmek için kendini ölmüş gibi gösteren İsrailli üstün komando Zohan’ı canlandırıyor...

Zohan teröristlere karşı savaştığı yaşamını geride bırakmak istese de, çok geçmeden insanın köklerinden kurtulmasının o kadar kolay olmadığını anlar. Ne var ki, onu alt etmeye çalışan eski ve yeni düşmanları da şunu öğrenir: Zohan’a bulaşılmaz."


Eğer aşırı zamanınız varsa ve sırf zaman öldürmek adına izleyecekseniz ve size "öööö" dedirtmeyecekse izleyebilirsiniz. Ama bana sorarsanız Adam Sandler de bu filmi kurtaramamış.

Fakat bütçesine göre iyi hasılat elde ettiğini de dikkate almak gerek. Tebrikler bu açıdan. :)

Sevgiyle kalın.

A Haunted House (2013)

12 Mayıs 2013 Pazar

Türkçe adı: Hayaletli Bir Ev

Bu tarz filmlere ilk olarak Scary Movie serisiyle başladık sanırım çoğumuz. Ve şimdi bu tarz belli filmlerle "dalga geçen" filmler oldukça çekilir ve izlenir oldu. Çekilsin zaten, çok seviyorum ben. Duyun burdan sesimi, bol bol dalga geçin. Adam akıllı güldürecek komedi filmi yok gibi zaten piyasada. Bari küfürlü de olsa biraz +18 içerikli de olsa gülebilelim. :)

Filmin adından da çağrışım yapacağı gibi, film "Paranormal Activity" filmi ile dalga geçiyor ve bence bunu da oldukça iyi yapıyor. Özellikle 3 defa gülmekten gözümden yaş geldi, onun dışında da sıkılmadan izledim bütün filmi. :) Gerçi benim güldüğüm şeylere herkes gülecek diye bir kaide yok ama, benim için gayet başarılı olmuş bir film. Tamam bazı yerleri çok yapay olsa da, netice de sıkılmadan izlettirebiliyor ve sizi güldürebiliyorsa olmuştur. :)

Hemen uyarımı yapmak isterim ki filmde oldukça +18 sahne ya da sözcük (argo tabirler) bulunmakta. Bunun için çocuklarla izleyecekseniz ona göre seçim yapmanızda fayda var. :)

Ayrıca Marlon Wayans çok çekici adam be! :))

Turkcealtyazi.org sitesinde (siteyle hiçbir bağlantım yok, sadece alt yazılarımı oradan temin ettiğim için oradan alıntılama yapıyorum. :)) verilmiş özeti şu şekilde:

"Yeni evliler Malcolm (Marlon Wayans) ve Keisha (Essence Atkins) taşındıkları evde yalnız olmadıklarını keşfederler ancak ruhlar onlardan önce davranır ve ruhlarını ele geçirirler ,. bu durumdan kurtulmaya kararlı olan Malcolm, bir rahip (Cedric the Entertainer) pisişik güçleri olan (Nick Swardson) günümüzün hayalet avcıları gibi görevlendireceği insanlardan yardım alır.

Paranormal Activity franchise’ını yapan ve bir çok korku filminin parodisini yapan ,herkesin bildiği Marlon Wayans, tarafından yazılmış bir senaryosu bulunuyor. Scary Movie 2 ’nin yapımcısı Rick Alvarez, yardımcı yazar olark yeralıyor.. Michael Tiddes, bu film ile ilk uzun metrajlı yönetmenlik denemesini yapacak."

Burada yeni evliler denmiş ama benim anladığıma göre kız, erkek arkadaşının yanına taşınıyor. Yani ortada evlenme falan yok bence. :)

Kısacası diyeceğim eğer Scary Movie tarzı filmlerden siz de benim gibi hoşlanıyorsanız bu filmi kaçırmayın. :)

Sevgiyle kalın.

Iron Sky (2012)

11 Mayıs 2013 Cumartesi
Son zamanlarda izlediğim en kötü filmdi sanırım. Beni oldukça büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. Filmi bitirebilmek için resmen debelendim. Yarım bırakmak, ortasında kesmek de istemedim. Belki bundan sonra saçmalanmaz, belki bundan sonra birşeyler olur diye umdum, ama aradığımı istediğimi bulamadım. :(

Yönetmenden mi yoksa direkt oyunculardan mı kaynaklanır böyle şeyler pek bir fikrim yok ama oynayanların hareketleri o kadar yapmacık ki, hiç profesyonel değil. İzlerken bir noktadan sonra eziyet gibi bile gelebiliyor.

Konu oldukça saçma. Filmleri özetlerini okumadan izlemenin dezavantajlarından biri de işte bu. Film hakkında bir fikriniz olmayınca, saçmalığını izlerken farkına varabiliyorsunuz ancak.

Film IMDB de 6.0 puan almış sanırım!? Bunu da görünce oha yani nasıl bu kadar puan alabilmiş diyip şaşırıp kaldım. Ayrıca 2 ödül ve 2 adaylığı da varmış. E yuh buna nasıl ödül verdiniz arkadaş diye sorgulamak istiyorum insanları. :)

Benden ancak afiş tasarımı geçer not alabilir sanırım. Zaten izlemek için de ona kandım! :)

Turkcealtyazi.org sitesinde yer alan özeti şu şekilde verilmiş:

"İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde, Nazi’ler çok gizli bir uzay programı sayesinde ayın karanlık yüzüne kaçarak yok edilmekten kurtulmuştur. Büyük bir gizlilik içinde yaşadıkları yetmiş yıl süresince dev bir uzay gemisi filosuyla donatılmış muazzam bir uzay istasyonu kurmayı başarmışlardır. Ancak, Amerikalı astronot James Washington aya iniş yaparken ufak bir aksilik sonucu yanlışlıkla bu sırrı ortaya çıkarır. Bunun üzerine, Udo Kier’in canlandırdığı ‘Ay Führeri’ dünyayı geri alma zamanının geldiğine karar verir. Acaba bu sadece Amerika’da sürmekte olan başkanlık seçimleri için düzenlenen kampanyaların bir parçası mıdır? Daha şimdiden kült statüsüne ulaşmış olan Demir Gökyüzü muazzam set tasarımları, incelikli hicvi ve huysuz karakterleriyle dikkat çekiyor. Laibach’ın müthiş müzikleri de cabası. "

Hiç kusura bakmasınlar ama burada dedikleri müthiş müzikler ve muazzam set tasarımları nedense bana hiç müthiş ve muazzam gelmedi. 2012 yapımı olduğuna inanasım da gelmedi. Bilim-kurgudan daha çok komedi ağırlıklı yapmaya çalışmışlar ama olmamış, olmamış yani. :)

Benim fikrim filmi izlemenin vakit kaybı olduğundan yana. Yine de izlemek isterseniz iyi seyirler. :)

Sevgiyle kalın.

Haftanın Tatları

10 Mayıs 2013 Cuma
Bu son 2 hafta tatlılarla, tatlı yiyelim tatlı konuşalım mantığıyla geçti. :)

Görüntüye önem vermenin yanı sıra, çocukları da beslemenin önemi yine üstünde durulan noktalardan biriydi tabiki. Beyaz muhallebi yaptınız mı çocuklar bir türlü yanaşıp yemek istemiyor. En azından bizim çevremizdekiler bu şekilde. O yüzden bende biraz değiştirdim klasik muhallebi görüntüsünü, böylece kandırdım çocukları. Muhallebi sevmeyen çocuk bile olayı farkına varana kadar yarısını yemiş oldu. :)

Muhallebi üzerine çilek / vişne tercihinize göre ister reçel, ister jöle, ister marmelat koyup görüntüyü biraz değiştirebilirsiniz. Ben marmelat kullandım hoş bir görüntü çıktı ortaya. :) Daha sonra çocukları kandırayım diye muhallebiyi tabaklara değil de böyle canavarlı bardaklara koydum. Zaten sanırım en çok da buna kandılar. :) Siz de böyle ufak değişikliklerle yemeyi sevmeyen çocuklara belki yedirebilirsiniz. :)
Çocukları düşündük ettik eh sonuç olarak biz büyüklere de yemelik bir şeyler lazım değil mi ama? Ben de bunu düşünerekten baklavamsı şerbetli bir tatlı çıkarıverdim ortaya. Kızım ders çalışırken, eşimse bıraksam 7/24 yiyecek halde bitiriverdiler bir kaç günde. Şerbet kendini iyice çekene kadar beklemek gerekiyormuş yalnız, dayanamayıp hemen tadınca ve kuru kuru gelen yerleri görünce farkettim bunu da. :)

 Böyle bakınca gene canım yemek istedi ama uğraşması ve yapması biraz yorucu oluyor. Gerçi yemesi ve alınan kaloriler de pek güzel ama! :))
Kızım şerbetli tatlıları seviyor, yiyor ama bir Danette kadar değil diye düşünüyorum. Bu haftanın tatlıları arasında yine kızımın favorisi puding de mevcuttu bu sebeple. Marka övmesi yapmıyorum ya diğerlerini ben yaptım arada bunun ne işi var demeyin, neticede bu da bu hafta yenenler arasında yerini aldı. :) Marka övmesi olmasın diye resmi diğerlerine göre biraz daha küçük ekledim. :))
Ve son olarak bunca normal tatlının yanı sıra, yine şeker kaynağı meyveler de olmazla olmazlardan. :) Bu hafta değil ama 2 hafta önce falan sanırım artık yaza giriyoruz diye son defa böyle bir tabak yapıp yiyelim dedik. :) Tabağa bakınca da hala özeniyorum. Oburluk başa bela. :)
Kısacası son 2 hafta şeker alma düzeyini belki biraz aştık ama can boğazdan gelir dimi? :) Nasıl olsa yakında bikini sezonu açılıyor diye diyete başlıyor olacağız, son defa yaptık bu kaçamakları, olaya böyle bakıyorum ve kendimi kandırıyorum. :)

3k'nın Annisi
Sevgiyle kalın.

Frankenweenie (2012)

9 Mayıs 2013 Perşembe

Yönetmen koltuğunda Tim Burton ismini görünce izlemeden geçemeyeceğim bir film olduğunu anlıyorum artık. Bayılıyorum bu filmlere!

Turkcealtyazi.org sitesinde yer alan özeti :

"Sevgili köpeği Sparky’yi aniden kaybedince, biricik dostunu tekrar hayata döndürmek için bilimden yardım alan Victor, ‘yeni’ Sparky’si gün yüzüne çıkınca, bu buluşunun öteki insanlar üzerindeki etkisini hesaplayamadığını fark eder. Şimdi çevresindeki herkes yeniden hayata dönme ihtimalinin peşinden koşar."

şeklinde verilmiş olan animasyonda ağlamaktan geri kalmadım. Animasyon filminde insan eğlensin, gülsün böyle şeyler bekliyor ama ben oldukça ağladım bu filmde. Komedi tarafları vardı tamam ama dram da vardı. Köpeğin ölüşüne oturdum ağladım da ağladım. O kadar seviyorum ki hayvanları, kendi köpeğim olsa ve bu şekilde ölse aylarca toplayamam belki kendimi de. Eğer siz de benim gibi bu tarz şeylerden etkileniyorsanız bunu göz önüne alarak izlemeniz de fayda var. Ayrıca üzüntüyü geçtim sevinçten de gözyaşı dökebilirsiniz. Hatta benim gibi üzüntü ve sevinç gözyaşlarınız birbirine karışabilir.

Filmi izlemeye başlamadan önce zaten darlanmış durumdaydım, ağladım açıldım biraz. Film her Tim Burton filmi gibi beğendiklerim arasında yerini aldı. Karakterler, detaylar öylesine güzel yapılıyor ki bu filmlerde hayran olmaktan da kendimi alamıyorum.

Tim Burton sevenler bu filmi kesinlikle kaçırmamalı!

Sevgiyle kalın.

Öyle bir oje seçtim ki!

8 Mayıs 2013 Çarşamba
Bu sefer sürmek için öyle bir oje seçmişim ki oje neredeyse yok! Rengi yok yani. :) Sürmesem de aynı şekilde duruyor tırnaklarım. Oysa benim hayallerim hiç böyle değildi. Hafif sedefli yapısı sayesinde böyle hoş bir nüans olacaktı tırnaklarımda. Böyle olur diye bekliyordum. Tüm hayallerim suya düştü. Hayal kırıklığı kötü şey. :(

Bahsettiğim oje 93 numaralı Flormar Plus+ Quartz.
Bu oje bence ya French yapılırken ya da hani böyle küçük çocuklar tırnaklarını yemesin diye parlatıcı gibi dursun maksadıyla kullanılabilir diye düşünüyorum. Belki de gerçek amacı budur ama ben cahilliğimden bilmiyorumdur. Eğer böyle birşey varsa biri bana söylesin de ben de öğreneyim. :)

Sanırım Plus+ olduğundan daha çabuk kurudu tırnaklarımda ama. Gerçi görünmediği için kuruma süresini de ölçmek ne kadar mantıklı o konuda da şüphelerim var.
Benim istediğim duruşu bir iki ton koyusu sağlayabilir belki ama bunun sağlamadığı kesin. Kısa tırnakta daha belirgin. (yani en azından sanki oje sürmüşsünüz gibi) Ancak uzun tırnakta hiçbir belirliliği yok! Ona göre tercih edilmeli.

Sevgiyle kalın.