Alzheimer Hastası Bir Anneanneniz Varsa...

24 Ocak 2012 Salı

Gittikçe çağın en yaygın hastalıklarından biri olan alzheimer hastalığı bundan yaklaşık 6 sene evvel geldi benim anneannemin kapısını çaldı. O zamana kadar asırlık çınar olan anneannem kendi kendine her işini yapabilirken bir anda kendini bizlere muhtaç hissetmeye başladı. Bizim eve kalmaya bile gelmeyen ki bize rahatsızlık vereceği gibi saçma bir incelikle düşünen benim hayatımın, geçmişimin, büyümemin en önemli kadını ani bir kararla artık bizle yaşamak istediğine karar verdi. Tabii bir anda olmadı her şey. Anneannemin hayatının değişmesine sebep olan mihenk taşı, oğlunu kaybetmesi oldu. O günden sonra da anneannem dayımı çok nadiren hatırlamaya başladı.

Eğer bir alzheimer hastasıyla birlikte yaşıyorsanız hayat her gün sizin için ayrı bir hikaye sunuyor. Bir gün kızını annesi sanabiliyor ya da kızının eşini kocası... Bir bakmışsınız kendi oğullarınızı eve aldığınız için azar işitiyorsunuz. Neden peki? Çünkü siz bir genç kızsınızdır ve elin erkeklerini eve nasıl alırsınız? Onların kendi çocuklarınız olduğunu anlatmaya kalktığınızda da ondan habersiz evlendiniz diye size küser.

Alzheimer hastaları tam bir çocuk gibidir. Kimi zaman gelir size küserler, naz yaparlar, yemek beğenmezler, kızarlar... Nedenini anlayamadan bir bakmışsınız daha demin size kızan insan değişmiş. Sürekli aç olabilirler siz onlara beş dakika önce yemek vermiş olsanız bile dünden beri hiçbir şey yemedim diyebilirler. Zaman kavramları yoktur. Aylardır kaldıkları eve daha dün geldim diyebilirler. Sırf bu yüzden, onunla ilgilenmediğiniz için alınırlar, çünkü çok uzun süredir birbirinizi görmüyorsunuzdur ve evinize misafir olarak gelmiştir. Misafire evin bir üyesi gibi davranılmaz...

Anneannemin de yakın zamandaki anıları silinmeye başladı ama asla gençliğindeki anıları silinmiyor. Beni büyüttüğünü unutmaya başladı daha da acısı artık isimlerimizi bile hatırlamakta zorlanıyor.

Alzheimer hastası biriyle yaşamak, yaşayanlar için de çok zor. Bazen sabrınızın sınırları zorlanıyor, çünkü bazı konularda inanılmaz ısrarcı olabiliyorlar ve katiyetle fikirleri değişmiyor. Böyle durumların üstesinden gelmenin en kolay yolu onunla inatlaşmamak. Çünkü bir süre sonra unutacak o inadını. Onları üzmenin, kırmanın hiç gereği yok çünkü her şeyi çabucak unutan onlar, üzülüp, kırıldıklarında asla unutmuyorlar ve çok etkileniyorlar. İnanın bu durum hastalığın ilerlemesine de yol açıyor.

Onları üzmemek için önemli olan, öncelikle bizim, onların hasta olduğunu kabullenmemiz ve bu bilinçle onlara davranmamız.

0 yorum:

Yorum Gönder